Çeşme ve Alaçatı’da favori yerlerim...

“Bu yıl Alaçatı'ya gitmekte biraz geç kaldım” diye hayıflansam da geldikten sonra pek bir şey kaçırmamış olduğumu gördüm.

GÜL'CE GÜNDEM

Alaçatı; sokakları, restoranları kısacası her şeyiyle kan ağlıyor. Kalitesizlik had safhada! Kaldığım 5 gün boyunca göz kirliliği yaşadım; bu kirliliğin içinde tabii ki güzellikler de vardı. Hepsini büyük bir keyifle keşfettim.

Dilerim Alaçatı bir an önce toparlanır, kuru kalabalık gider; kaliteli kalabalık geri gelir. Yoksa bu gidişle Alaçatı'ya yazık olacak.

Gelelim favori otel ve restoranlarıma…

Villa Kore

İlk durağım Ilıca Yıldız Burnu’nda geçen yaz açılan Villa Kore. 3 gün boyunca denize sıfır konsept bir otelde konakladık. Gerçekten dekorasyonundan servisine, güleryüzlü sahiplerine ve çalışanlarına kadar her şey muazzamdı; bu kadar nefis bir tercih yaptığım için kendimi kutladım.


Villa Kore, Çeşme Ilıca'nın en iyi konsept oteli. İçinde yer alan Gilda Restaurant ise akşam yemekleriniz için tercih etmeniz gereken bir mekan. Menüsü zengin ve oldukça lezzetli. Otelin ve Gilda Restaurant'ın işletmesini aynı zamanda mekanın sahibi de olan sevgili Ayşen Ertenü, iki yeğeni ile birlikte yapıyor. Yani bir aile işletmesi var burada. Gerçekten çok profesyoneller. Ayşen, zaten İzmir'in tanınmış ve sevilen bir siması. Zehir gibi ama bir o kadar da tatlı mı tatlı bir kadın. Yüksek zevki; otelin, restoranın, plajın ve SPA’nın her yerine yansımış. Bundan sonra Çeşme Ilıca’da denize sıfır bir otel tercih edeceksem birinci sırama kesinlikle Villa Kore yerleşir. Tanımam başka otel.

Viento Alaçatı Butik Otel

Elbette Alaçatı niyeti ile gelmişken Alaçatı'nın içindeki bir butik otelde kalmadan olmazdı.

Gezimizin 2 günlük kalan kısmında Alaçatı'nın içinde yer alan Viento Alaçatı Butik Otel’de konakladık. Tabii ki karar vermem iki günü buldu; “Orası mı, burası mı, hangisi daha rahat, hangisi köy içinde bunaltmaz, sıcak olmaz, daha az gürültülü olur, konforu nasıldır?” diye. Sonuçta yanımda Kenan Erçetingöz var; otelin enerjisi, her şeyi çok önemli.
Bu kadar sorunun cevabını en güzel şekilde Viento verdiği için tercihimi oradan yana kullandım ve tabii ki hedefi tam 12’den vurduğum için kendimi yine tebrik ettim. Gerçekten kaldığım 3 gün 2 gecce boyunca aradığım tüm özelliklerin fazlasını bulduğum bir otel oldu Viento. Hele ki otelin bir sahibi var; ballı börek, tatlı mı tatlı, sıcak mı sıcak, çalışkan mı çalışkan tam bir Ağustos böceği. Harika bir iş kadını Figen… Güzel bir dost üstelik. Tam bir Aslan burcu kadını; tuttuğunu koparmıyor, güzelleştiriyor.


Viento bu yaz 3. sezonunda olmasına rağmen yeniliğini koruyor. Yeniliğinin yanı sıra kaliteli ve özel butik otel sıralamasında da şu anda ilk üçte yer alıyor. Tabii bunda sevgili Figen Erbaş Kocabıyık ve eşi Zaim Kocabıyık'ın büyük özveri ve emekleri var.

Viento yıl boyunca açık bir otel. Haziran ve Ağustos ayı en yoğun dönemleri ama yılın diğer aylarında özellikle hafta sonlarında otelde yer bulmak çok zor. 28 odadan oluşan Viento'da ayrıca kış aylarında her hafta sonu Figen Hanım mutfağa girip misafirlerine elleriyle yemek hazırlarmış. Özellikle özel Ege otlarının kullanıldığı yemekler çok popülermiş. Kuzinede pişen börekler ve ekmekler şömine karşısında ayrı bir keyifle yeniyormuş.


Figen ve Zaim Kocabıyık çifti aynı zamanda Çeşme'nin muhtelif yerlerinde evler yapıyorlar. Ben en son Çeşme Ovacık bölgesinde yaptıkları Toskana Konakları’nı gezdim. Yok böyle evler! Hepsinin kendi özel havuzları verandaları mevcut. Her odada kişiye özel banyo ve tuvalet yer alıyor. Yine her evin kendine özel kuyusu ve zeytin ağaçlarıyla dolu bir bahçesi var. Karı - koca resmen kendilerini bu işlere adamışlar ve en iyisini yapıyorlar. Ne diyelim belki biz de Figen ve Zaim çiftinden bir ev alır; Bodrum Türkbükü'nden Alaçatı'ya transfer oluruz.

Alaçatı'nın medarı iftiharı Alancha Restaurant’tır…

Alaçatı'da değirmenlerin olduğu tepede yer alan Alancha Restaurant, gerçekten Alaçatı ve Çeşme'nin hatta İzmir'in medarı iftiharı bir mekan ve kesinlikle kıymeti bilinmeli. Gerek manzarası, gerek konumu, gerek de özel menüsüyle dünyanın en iyi 50 restoranı arasına girebilecek bir mekan.


Restoranın hem sahibi, hem de şefi Kemal Demirasal, bu işe gönül vermiş. Bu yıl dördüncü sezonu olan mekan, bu sezon sonundan itibaren 360 gün hizmete açılıyor. Bu bence, İzmirliler ve hafta sonu Alaçatı'ya gelen İstanbullular için büyük şans.


Şef Kemal Demirasal'ın menüsü oldukça zengin. Farklı tatları, olmazları bir araya getirerek harikalar yaratmış. Biz, gittiğimiz akşam tadım menüsünü tercih ettik ve menüde olan birçok yemeğin tadına baktık. Soğuk yaz çorbası ile başladığımız başlangıçlar yaklaşık 8 çeşit ile şenlendi. Hepsi birbirinden farklı lezzetlerdi ve damağımda resmen lezzet patlaması yaptı. Ana yemekte yediğim et ve balığın tadı hala damağımda. Hele son vuruş tatlılar inanılmazdı. Kısaca Alancha Muh-Te-Şemm ve her gittiğimde menüsünde farklı lezzetler buluyorum. Tebrikler sevgili Kemal Demirasal; bu kış daha sık geleceğimden eminim.

Ve karşınızda Alaçatı MoMo...

Ve işte Alaçatı'nın en yenisi ve en popüleri Momo İtalyan Restaurant & Bar. Bu sezon Alaçatı’ya merhaba diyen mekan için söylenecek tek şey var; harika bir İtalyan kendisi. Her şey var Momo’da; iyi yemek, iyi bar, iyi müzik… Zaten bu kadar popüler olmasından da belli.

Momo, eğlence ve iyi yemeği seven 4 ortak tarafından açılmış. Tabii ortaklarından en popüleri İzmir'in en sevilen ismi İbrahim Görücüoğlu olunca iş biraz daha değişiyor. İbo'nun müthiş enerjisi mekanın her yerine yansımış; dilerim uzun yıllar da böyle gider.


Momo’nun şefleri de hakiki İtalyanlardan seçilmiş. Mutfak tamamen, İstanbul’un en sevilen ve en özel mekanlarından biri olan Paper Moon’un ünlü şefi Pino’nun kardeşi Lorenzo’ya emanet edilmiş. Lorenzo da, mutfak ekibinin hepsini İtalya'dan getirince ortaya gerçek İtalyan yemekleri yiyebileceğiniz bir mekan çıkmış.

Biz 4 kişi gittik mekana. Ve her birimiz farklı tercihlerde bulunup, birbirimizden tadım yaptık. Lorenzo'nun elleriyle yaptığı Risotto'ya bayıldık. Burrata olaydı. Kısaca Momo yakaladığı popülerliği fazlasıyla hak eden harika ve bir o kadar da lezzetli bir mekan olmuş.

Momo’da gecce boyunca çalan müzikler harikaydı. Yemek sonrası bar kısmı, kulübe döner gibi bir hava yakalıyor. İzmir ve İstanbul'un en popüler isimleri Momo'ya resmen akın ediyor; nereye baksanız tanıdık bir sima, tanıdık bir isim… Herkes şık, herkes güzel… Hacımemiş sokaklarında dolanan dondurmacı, çekirdekçi, dolgu topuklu, full makyajlı kızlardan uzak şık bir ortam var Momo’da.


Momo kışın da açık olacakmış; eminim yaz aylarında olduğundan daha da iyi olacaktır. Hayırlı olsun sevgili Momo’cular. Harika bir mekan kazandırdınız Alaçatı'ya. Dilerim müşteri kalitesi bu şekilde sürer de Hacımemiş'in kirli kalabalığından biraz ayrışırız sayenizde…

Alaçatı Hacımemiş yazıma haftaya da devam edeceğim. Düşüştekiler, çıkıştakiler bakalım kimler olacak? Sevgiyle kalın sevgili okurlarım; beni Snapchat'ten takip edin @gulercetingoz

Bunlarda ilginizi çekebilir: