GÜNDEM OLMAYI SEVEN ÜNLÜLER!

GÜL'CE GÜNDEM

Gündem olmayı seven ünlülerin başında Mustafa Sandal geliyor. Onun eline bu konuda kimse su dökemez tabiî ki yalnızca kendi hemcinsleri için bu geçerli.

Geçtiğimiz günlerde bir magazin dergisi tanınmış birkaç isme ‘bu bayram bir barış mektubu yazmak isteseniz ve bu mektup çok eski tanıyıp da şu an görüşmediğiniz bir isme olursa ne yazardınız’ diye sorup, vermiş ellerine kağıdı kalemi. Bizim ünlüler de döktürmüş içlerinde çok eski kalan bastırılmış duygularını.

Mektup yazan isimler arasında başta Mustafa Sandal, İzzet Çapa, popcu Bengü, yazar Tuna Kiremitçi, Ayşe Soysal ve Hamdi Koç gibi isimler, kamuoyunun önünde eskiden yaşadıkları hatalarını kabul edip, bu bayram mektubu sayesinde eski dosttan ya da sevgiliden özür dileyecekti. Vallahi hepsi bir şeyler döktürmüş mektubunda. Kimisi bir zamanlar çok yakın olduğu cebindeki beş lirayı paylaştığı arkadaşa seslenmiş bu mektupta. Kimisi ise yıllar evvel dövdüğü garibandan özür dilemiş. Ama bir isim var ki hani hep gündem de kalmak isteyip bastıramadığı megolanmalığını her yerde gözümüze soka soka bir hal olan popçu Mustafa Sandal…

Mustafa Sandal’ın kamuoyu önünde özür dilediği bayram mektubu eski bir sevgiliye imiş miş, miş de miş!

Mektubun başlığı ‘’Sevgiliye Bayram Mektubu’’ymuş. Ayyy gözlerim doldu vallahi ilk okuduğumda bizim süper megolaman kahramanımız yine neler yumurtlamış diye. Mektubun bir bölümünde şu satırlar yer alıyordu aslında mektup baştan aşağıya fiyasko ya her neyse, gelelim mektupta yazılanlara ‘’Sana bir özür borçluyum. Bu borcumu da şu an ödüyorum. Bayramda küslük olmaz derler. Sen şimdi çok uzaklarda olsan da bu bayram sabahı aramızdaki kırgınlığın son günüdür bilesin! Numaranı bilmiyorum ama sürpriz bir telefon bekliyorum senden. Belki ararsın, arkadan oğlumun kahkahasını duyar ve dersin ki; “Ben sana dememiş miydim bir gün çok iyi bir aile babası olacaksın diye”? Bak oldum. Sanırım büyüdük. Ve şimdi küçüklerimize örnek olup barışma zamanı?’’’...

Ha ha ha… ilahi Mustafa Sandal! Sen kasım kasım evlendin diye eski sevgililerine bir zamanlar hava attın. Bir oğlun oldu onu da çok çok iyi kullandın örnek baba pozları sergiledin. Geçtiğimiz aylarda tam artık evli barklı çocuklu bir popçu kıvamına gelip rant kaybetmeye başlayınca, bu sefer çıktın gayet cesurca kamuoyuna aşağıdaki hadsiz lafları ettin.

MEĞER DÖNER PİLAV YEMİŞİM

Evet tam rant kaybederken eski kız arkadaşların için evlenmeden evvel, ‘meğer ben döner pilav yemişim şimdi evlendim ünlü Belluga havyarından yiyorum’ demiştin. Vah vah vah ne aciz bir açıklama. Hatta bu açıklama eski sevgililerine hakaret değil eşine hakaret. Belluga havyarı biliyorsunuz ki gramajla satılıyor restaurantlarda. Artık nasıl düşünürseniz düşünün işte patavatsızca söylenmiş bir laf.

İşte o gündemin ardından yine sessiz sakin mutlu ailesine dönen aile babası Mustafa Sandal’ın ta ki eline kalem tutuşturulup, hadi bir bayram mektubu yaz denmesi ile son buldu. İyi aile babası yine yaptı yapacağını ve tam bir haftadır her gün tüm gazetelerin manşetinde.

Yok o mektubu eski sevgiliye yazmamış da yurt dışında yaşayan çift bir arkadaşına yazmış. Eşi Emina Sandal bu mektuba çok kızmış, araları açılmış ama Mustafa Sandal gazetelere demeç vermiş ‘’eşimle aramızı kimse bozamaz’’ diye.

İlahi Mustafa senin eşinle evliliğinle kimse uğraşmıyor ki sen kendi kendine uğraşıyorsun. Eşini Belluga havyarına benzeten sensin. Eski sevgiliyi mektupla gündeme getiren sensin. Sonra da kalkıp nasıl da ‘’eşimle aramı kimse bozamaz’’ dersin. Sen gündem olmayı seviyorsun ve gündem olabilmek için üstünü ezip geçemeyeceğin hiçbir şey yok gibi görünüyor ama gündem olmak için bu kadar ucuz şeylerle de uğraşmak artık gereksiz diyorum ve ailece sana daha nice mutlu bayramlar diliyorum.

GELELİM CEM YILMAZ’IN HEDİYESİNE…

Efendim gündem olmayı sevenler arasında bir de Cem Yılmaz vardır. Ama o daha derinden ince ince yapar. Mustafa Sandal gibi bunu göze soka soka yapmaz. İnceden inceden hesaplayarak yapar. Bakın son yaptıklarına.

Son çektiği film Yahşi Batı’nın promosyonu için elinden ne gelirse son zamanlarda yapıyor. Bir bakıyorsunuz Canım Ailem’in dizi setine gidip orada ki oyuncuları ziyaret edip hal hatır soruyor ve gazeteler de ‘’Cem Yılmaz Yahşi Batı Filminin final çekimlerini tamamladı’’ diyerek, ziyaret ettiği setten birkaç kare fotoğraf, alta Yahşi Batı filmi ile ilgili bir iki karalama koyuyor.

Ardından bir bakıyoruz Cem Yılmaz hoppp İtalya’ya uçmuş ünlü yönetmen Ferzan Özpetek’in son çektiği filmin setinde onları ziyarete gitmiş. Vallahi bunları okudukça ne hatır şinas bir insan şu Cem Yılmaz demekten kendimi alamazken, bir baktım bir günlük gazetenin ikinci sayfasında yarım sayfa haber; Cem Yılmaz, Yahşi Batı filminin set işçisine ağlatan bir jest yapmış.

Koskocaman kovboy kıyafetli Cem Yılmaz fotosu ve yanında beyaz renk bir cip kırmızı kurdela ile hediye paketine bürünmüş. Vallahi şaşkınlıktan şaştım kaldım bu jest karşısında. Sonra aklıma Yahşi Batı filminin çekimleri sırasında figüran olarak kullandıkları seyis ve atı geliyor aklıma. Hani bataklığa saplanıp hem seyis hayatını kaybetmişti hem de canım at. Ben o haberi okuduktan sonra hep bu acı olay hatırıma gelir diye Yahşi Batı filmini izlemeyi bile düşünmüyordum ama Cem Yılmaz ne yapıyor sette çalışan 45 yaşlarındaki bir dekorasyon işçisinin hayalini duyup ona bayramda gıcır gıcır son model bir araba hediye ediyor.

Pes Cem Yılmaz’a da pes.. Herhalde bir ömür boyu hediye ettiği arabanın vergilerini ve benzin masraflarını da karşılar artık Yahşi Batılı Cem Yılmaz. Her neyse esas konuya geleyim.. Sette Yahşi Batı filminin çekiminde vefat eden seyisin ailesini bayramda acaba Cem Yılmaz ziyaret etmiş mi? Seyisin ailesine, seyis anısına yaptığı ne olmuş çok merak ediyorum. Vergisini ve benzinini bile zor ödeyecek bir set işçine hayallerini gerçekleştirdi diye gazetelere konu olmak, Yahşi Batı filminde ölen bir insanı ve hayvanı bizlere unutturamaz. Böyle gündem olunmaz ki arkadaşlar yazıktır günahtır…

HÜLYA AVŞAR VE GÜLBEN ERGEN….

Allah aşkına bıkmadınız mı birbirinizle dalaşmaktan, kamuoyuna kötü örnek olmaktan. Bırakın bu şekilde gündeme gelmeyi ikiniz de çok iyi annelersiniz, güzelsiniz, başarılısınız, zenginsiniz.

Nedir bu ufak tefek şeylerden dolayı birbirinize laf atıp gündem oluyorsunuz. Böylesi çirkin lafları yok Gülben Ergen’e bir magazin muhabiri ‘artık buzlar eridi bundan sonra bir sorun yaşanıp yaşanmayacağını’ sormuş. Gülben Ergen de ‘’Belli olmaz kaşınırsa kaşırız’’ cevabını vermiş.

Aslında böyle bir cevap verdiğini ben duymadım, sanmıyorum da ama dediyse hiç yakıştıramadım Gülben’e. Gereksiz bir kelime etmiş. Bu lafı duyan Hülya Avşar da doğal olarak şu cevabı vermiş, vermese dahi iyiydi ama Hülya Avşar bu, muziptir o da deyivermiş ‘’ Valla fena olmaz! Sırtım kaşınıyor bu aralar’’ .

Allah aşkına bırakın medyayı, halkı onu bunu da başta kendi çocuklarınıza, yeğenlerinize yanınızda çalışan çocuklara kötü örnek oluyorsunuz. Böyle gündem olmaz olsun diyorum ve de Hülya ile Gülben’in yanaklarından öpüyorum….
YASAL UYARI: İçeriğin kopyalanması yasaktır. İçerik, sadece gecce’ye link verilerek kullanılabilir.Bunun dışında kopyalayanlar hakkında kanuni işlem yapılacaktır.

Bunlarda ilginizi çekebilir: