YAZ SEZONUNUN EN GÜZEL HABERİ!

GÜL'CE GÜNDEM

Vallahi bu yaz sezonunun en güzel haberi Gülben Ergen'in ikizlerinin gelişi oldu. Hoş geldiniz Gül annenin Gülbebekleri hoş geldiniz. Sevgili Gülben ve Mustafa Erdoğan'ı buradan tebrik ediyorum. Gülbebeklerin sağlıklı ve uzun ömürlü olmalarını diliyorum.

Tabiî ki en kısa zamanda da onları ziyaret edip görmek istiyorum, ama sizinle bir şey paylaşayayım mı, Atlas'ın yeri bende yine de apayrı olacak. Bu yazıyı yazarken bile Atlas'ın o haşarı ve güzel yüzü hep gözümün önünde. Onun şu anki duyguları, ikiz kardeşlerine bakışları annesi Gülben Ergen'i Gülbebekleri emzirirken ona nasıl bakıp izlediğini düşünüyorum ve gözlerim dolu dolu oluyor. Atlas seni tüm Türkiye seviyor bunu sakın unutma. Sevgili Gülben ve Mustafa Erdoğan çifti artık kocaman bir aile oldular. Bir anne olarak buradan Gül yüzlü Gülbebeklerin annesi Gülben Ergen Erdoğanı sevgi ile kucaklıyorum; darısı çocuk isteyen tüm kadınlara diyorum.

Gülbebeklerin isimleri ise biri Ares diğeri ise Güney olmuş. Yine çok güzel isimler bulmuşlar ama ağabeyleri Atlas'ın adı bambaşka...

MEDYA MAYMUNLARI....

İşte sevgili okurlar bu sezonun en güzel haberini sizlere yukarıdaki satırlarda yazdım. Bir de bugunkü gazetelerin magazin ilavelerine baktım, yine içim acıdı vallahi. Neden mi? Medya maymunları yine ortalığı kasıp kavurmuşlar. Yok birisi Bodrum Türkbükü'nde ki bir beach'te sezonluk 50.000 USD'ye yani TL'ye çevirirsek 75.000 TL'ye yalnızca gündüzleri güneşlenmek için sevgilisi ve arkadaşları için loca kiralamış. Bu sosyetik olmayan bayan kızımız kendini hanım ağa ilan etmiş de haberimiz yokmuş. Bu kızın sevgilisi bu durumda ne oluyor onu da anlamış değilim. Argoda bunun bir adı var ama onu burada yazamayacağım. Bu krizde millet kan ağlarken, gençlerimiz üç kuruş biriktirmeye çalışıp üç günlük tatil yapacağım derken şunun yaptığına bak; yazık vallahi yazık.

Bir diğeri ise hani şu meşhur ikoncanların üçlüsünden biri, sezonu Bodrum da açmış avuç içi kadar bikiniyi giymiş, bir de üstüne üstlük sere serpe uzanıp bikinisinin arkasını tanga yapmış güneşleniyor. Yuh artık ya yuhhhh. İki tane çocuğu var, bu kadar yazılıp çiziliyor, bu kadar yerden yere vuruluyor. İnsan utanır, bin teknene varsa tabi ya da kirala git Göcek koylarına tanga mı giyersin ne giyersen giy, böyle göz kirliliği yaratma artık. Görmediğimiz hiçbir tarafları kalmadı artık. Batsın bu dünya dedirtiyorlar insana...

İZMİR, ÇEŞME, ALAÇATI, URLA, ÇEŞMEALTI

Bu hafta sonu üç günlüğüne sevgili kuzenim Şeyda'nın oğlu Furkan'ın sünneti için İzmir'e gittim. Gitmişken de bir taşla tam dört kuş vurdum. Gittiğim gün İzmir'deki sünnet düğününe katıldım. Aman bütün sülale soy sop yıllardır göremediğim akrabalarımı gördüm. Aman aman bizim Yugoslav'ların düğünleri de pek güzel oluyor canım ne oynadık ne halaylar çektik size anlatamam. Hiç olmazsa bir günlüğüne de olsa özüme döndüm kendime geldim, yaşadığım suni ortamlardan bir günlüğüne de olsa kurtuldum. Sevgili Furkan'cığımın inşallah damatlıklarını da görürüm de yine halaylar çekerim.





Düğün geccesi tüm akrabalar toplandık, yaklaşık otuz kişi doğru doğduğum memleketim Urla'ya gittik. Sabaha kadar eğlenceyi Urla'daki bağ evinde sürdürdük.





Ertesi gün hep beraber sevgili Mehmet Yaşin'in ve Hıncal Uluç'un vazgeçemedikleri ve lezzetlerini doya doya anlattıkları Merkez Lokantası'nda kendimize ziyafet çektik. Oradan ver elini Çeşme Alaçatı'ya geçtik ve otuz kişilik grup ayrı ayrı evlere dağıldık. Ben ve kuzenlerim çok sevdiğim halacığımın Alaçatı çamlık yolundaki evine geçtik. Gün boyu yapılan sohbetin ardından ve telefon trafiğinden sonra tüm grup Alaçatı'nın merkezinde toplanıp başladık sokakları arşınlamaya.. Hey gidi günler hey dedik.





Benim bir zamanlar at üstünde dolaştığım Alaçatı sokakları ne hale gelmişti. Her bir akrabamın evi ya butik otel olmuş ya cafe bar. Halamın bir evini de Güler Sabancı alıp restore etti ve bugün yarın butik otel olarak hizmete sokacak.

Hiç unutmuyorum bundan dört yıl evvel Şamdan'ın sahibi sevgili Mehmet Tuna, eşim ve ben Alaçatı sokaklarında geziyoruz. Mehmet Tuna'da bir arkadaşı için eski taş evlerden arayıp fiyat fikri ediniyordu. Her sorduğu evden benim akrabalarım çıktıkça Mehmet Tuna espriyi patlatıp 'Kızım biz ne uğraşıyoruz, Alaçatı'nın tamamı sizinmiş ben boşuna dolaşıp yer aramayayım, sen bize en iyisini bulur iyi de bir fiyat yaptırırsın' dedi. Gerçekten onlara küçük halamın bir evi için aracı olmuştum. Şimdi benim de bir projem var eski evlerimizden birini her an butik otel yapabilirim.

Alaçatı sokaklarını dolaşırken görmediğim kimse kalmadı doğrusu ha İstanbul Bebek, Nişantaşı ha Alaçatı aynı isimler, aynı yüzler, hepsi oradaydı. Sevgili Ayşe Özyılmazel bence en çok keyfini çıkaran isimlerden biri. Bayılıyorum onun doğallığına ve tatil anlayışına. Diğerlerini görseniz koca koca topuklu ayakkabılarla dolaşmıyorlar mı Alaçatı sokaklarını beni deli ediyorlar görgüsüzler.

Sevgili Arkadaşım Öykü Karadeniz'i de gördüm o da eşi İlhan ve dünya güzeli kızları Dilhan ile bir restaurantta yemek yiyorlardı. Ay bir de son zamanların olay ismi Ali Ağaoğlu son sevgilisi ile turluyordu Alaçatı sokaklarında. Ama yanında kendine eğlence koordinatörü yaptığı Ros Kar yoktu, şaşırdım doğrusu. Sonra aklıma geldi o hafta sonu sosyetik bir davet yoktu Çeşme ve Alaçatı'da; o yüzden Ros Kar yoktur dedim içimden. Yoksa Ali Bey'in davete katılması için davet sahipleri ile koordine olmak için mutlaka olurdu Çeşme'de. Biliyorsunuz paralı iş adamlarının eğlence koordinatörlüğünü yapmak artık çok moda.

Alaçatı ve Çeşme dönüşü yani pazar günü Urla Çeşmealtı'na geçtim. Sevgili babacığımın Babalar Günü'nü kutlmak, ona sarılmak, doya doya öpmek için. Bir başka kuzenimin sahibi olduğu sahildeki Çeşmealtı'ndaki restaurant ve club'ına ailecek gittik. İzmir'in meşhur balığı çipura ve lidakisinden yedik. Yemeyeniniz varsa şiddetle lidaki balığını sizlere tavsiye ederim ama bu balığı yemek için Çeşmealtı'na gitmelisiniz. Çünkü yalnızca orada var bu balıktan. Bir daha lezzetini unutamayacak ve her Çeşme'ye gidişinizde uğrayıp yiyeceksiniz.





Sevgili kuzenim Günay, eşi Sibel ve kardeşi Tolga'nın gittiğim gün açılışı yaptıkları Çeşme6 Garden adlı mekan ise bir harika. Ağaçların altında ister minderlere uzanın ister masada oturun. Enfes sohbetlerin yapılacağı bir mekan yaratmışlar. Bu yaz benim mekanlarım şimdiden belli oldu. O yüzden Bodrum Türkbükü'ne bu yaz fazla gideceğimi sanmıyorum, ne işim var medya maymunlarının doluştuğu yerlerde...





Okurlardan Gülben Ergen yorumları:

Yeni yazınızı okudum ne kadar güzel anlatmışsınız öyle Gülben ablayı, Atlas'ı, ARES ve GÜNEY'i :)

Biz çok mutlu olduk yeniden teyze, dayı, abla, abi olduğumuz için :) Atlas'a hiç girmiyorum zaten Atlas dünyya meleği bi güllüşü insanı içine çekiyo :)

Dualarınız, dualarımız ARES ve GÜNEY için olsun : )



sizi GÜLBEN ERGEN hakkında yazdiğinz yazılardan tanıdım o yazılarınızı okurken hiç bıtmesın ıstyorm samımı yazıyorsunuz ama bence bu GÜLBEN ERGEN 4. çocunu kucana alana kadr butun yazların en guzel haberı olur...teşekkur ederım size
YASAL UYARI: İçeriğin kopyalanması yasaktır. İçerik, sadece gecce’ye link verilerek kullanılabilir.Bunun dışında kopyalayanlar hakkında kanuni işlem yapılacaktır.

Bunlarda ilginizi çekebilir: