Batı ayarında müze kahvesi

Erimtan Arkeoloji ve Sanat Müzesi’nin kahvesi Batı ülkelerindeki benzerlerinin çizgisinde...

Gurme Notları

Ankara Kalesi’nin karşısında, eskiden At Meydanı diye adlandırılan meydandaki, 1522 yılında kervansaray olarak yapılan Çengelhan’ı, Rahmi Koç müze haline getirdi. Çengelhan’a bitişik, dışı kagir, içi ahşap olarak 17’nci asrın sonu ile 18’inci asrın başında inşa edilen, üst odaları han olarak değerlendirilen, avlusunda ve alt odalarında tiftik ve hububat ticareti yapılan Çukurhan, gene Rahmi Koç’un çabalarıyla 19 odalı bir butik otele dönüştürüldü.
Divan Grubu’nun işlettiği Çukurhan’ın avlusunda Avlu Bar ve Avlu Lokantası var.

Çukurhan ile Çengelhan binaları birbirine bağlanmış. Çengelhan’ın avlusundaki Çengel Brasserie de Divan Grubu tarafından işletiliyor. Öğle ve akşam yemeği servisi var.

Batı ülkelerinde müze kahveleri, lokantaları o kadar beğeni görür ki yer bulunmaz

Mekandan etkilendik

Çengelhan ile Çukurhan birlikteliği ile bir müze-otel-lokanta-pastane kompleksi ortaya çıkmış. Çukurhan’ın yanında bulunan yol üzerindeki dört eski bina birleştirilerek modern bir müze binasına dönüştürüldü. Erimtan Arkeoloji ve Sanat Müzesi olarak ziyarete açılan bu müzede Yüksel Erimtan’ın özel koleksiyonu sergileniyor. Konserler veriliyor, konferanslar düzenleniyor. Erimtan Müzesi’nin en alt katında, önünde yemyeşil bir bahçe olan kahve açılmış.

Koç Müzesi’nin ve Erimtan Müzesi’nin brasserie’leri, kahveleri, Batı ülkelerindeki müze lokantaları, kahveleri, brasserie’leri çizgisinde. Tasarımlarıyla çağdaş, masaları, sandalyeleri, servisleri ve mutfaklarıyla Batı müzelerinin kahveleri, lokantaları, brasserie’leri çizgisinde.

Batı ülkelerinde müze kahveleri, lokantaları, brasserie’leri o kadar beğeni görür ki yer bulunmaz. Müzeleri gezenler oturmak için sırada bekleşir.

Erimtan Müzesi’ni gezdikten sonra, görmüş olmak için kahvesine uğradık. Önce mekandan etkilendik. Sonra menüyü okuyunca, oturup kahvenin keyfini çıkarmak istedik.

Yüksel Erimtan’ın eşi Nurdan Erimtan, yemek konusuna meraklıdır. 1990’larda Ankara’da Gaziosmanpaşa’da arkadaşları Sen Okray ve Ayşe Köprülü ile birlikte açtıkları Biz Lokantası, Ankara’nın en iyi lokantası olarak ün yapmıştı. Lokanta, Ankara’ya üç numara büyük geldi. Kapandı.

Nurdan Erimtan müze kahvesi ile ilgileniyormuş. Aşçısı Mevlüt Aytekin’i mutfak sorumlusu yapmış. Ertan Aytekin ile Mustafa Altay da küçük kahvenin servis sorumlusu olarak görev yapıyorlar.

Menüsü zengin

Müze kahvesinin zengin menüsü var. Biz karı-koca patlıcanlı, domatesli kişi (15 lira) ve patates salatası ile servis edilen hardal soslu rozbif dilimlerini (18 lira) paylaştık. Özel cheesecake’lerini (12 lira) tattık. Kahve (6 lira) ve çay (3 lira) içtik.

Kahvede günün çorbası 8 lira. Küçük tabaklarda servis edilen füme hindi etli, somonlu sandviçler 12 lira. Salata tabakları 14 lira. Ispanak ve mantar eşliğinde tavuk rulo 18 lira. Kuzu pirzola ve patates kızartması 24, hünkar beğendi 22 lira. Ev yapımı erişte ve börek çeşitleri 14 lira.

Ankara’da Kale, At Meydanı şimdilerde en canlı semtler. Kale’ye ve At Meydanı’na gidince de müzeleri gezmemek olmaz. Müze kahvelerine, brasserie’lerine uğramamak olmaz.

Bunlarda ilginizi çekebilir: