Benzeri az bulunan mönüler

Frankie’de pazartesileri düzenlenen caz akşamları için bir tadım menüsü var. Bu menü Michelin yıldızlı lokantalarda bile benzeri az bulunacak lezzette ve farklılıkta.

Gurme Notları

İstanbul Nişantaşı’nda, Sofa otelinin çatı katındaki Frankie sadece “doğru dürüst” bir lokanta değil; yemek sonları farklı sanatçıların sahneye çıktığı, müzik yaptığı bir restoran. Otelin çatısını lokanta ve müzikhol karışımı olarak dekore edenler, New York’taki benzerlerinden esinlenmişler. New York denince akla Frank Sinatra geldiği için de ismi Frankie olmuş.

Frankie’yi Kaya Demirer ile Ayşem Koltukoğlu birlikte açtılar. Demirer’in daha önce İstanbul’da işlettiği Topaz, Niş, Karaf ve Lipsi isimlerini taşıyan lokantalar da ilgi görmüştü.

Şarap eşlikli mönü tam bir lezzet geçidi

Frankie’de öğle ve akşamları yemek servisi var. Yemek saatlerinde ve yemek saatleri dışında, Amerikan barının önünde ayakta veya sınırlı sayıdaki masada oturularak içki alınabiliyor. Şarap mönüsü zengin, kadeh şarap çeşidi de bol.

Frankie’nin seçmeli mönüsündeki giriş yemeklerinden mezgit tempura, kalamarlı rizotto, mercan, Yunan salatası, minekop ceviche, makarnalar, rizotto 45 ile 75 lira arasında. Ana yemekler 85 lira dolayında. Istakoz ızgara 150, tatlılar 20 lira.

Pazartesileri düzenlenen caz akşamları için bir tadım mönüsü var; şarap eşli veya şarapsız olarak seçmeli. Biz şarap eşli menüyü denedik.

Chardonnay yaprak çorba ile yemek başladı. Ufacık bir fincan içinde, asma yaprağının parçalanarak yemyeşil sos haline getirilmesi ile hazırlanmıştı. İkinci yemek ızgara ahtapot idi. Ahtapota, Kayra’nın 2013 Allure, Chardonnay şarabı eşlik etti.

Doluca Tuğra 2012 Kalecik Karası şarabı eşliğindeki üçüncü yemek mandalina sosu ve otlarla tatlandırılmış tarhana püresi üzerine oturtulmuş tek bir parça ızgara karides ve tek bir parça ızgara pastırmadan oluşuyordu. Orijinal ve lezzetliydi.

Dördüncü yemek Kayra’nın 2012 Vintage Boğazkere şarabı eşliğindeki ızgara kaya levreği idi. Tabağın görünümü, levreğin ve soslarının lezzeti pek güzeldi. Kurutulmadan, lezzeti kaçırılmadan pişirilen kibrit kutusu büyüklüğünde bir parça levrek, kereviz ve soya fasulyesi ile hazırlanmış pürenin üzerine oturtulmuş, Espagnol sos ile tatlandırılmıştı.

Beşinci yemek kuzu küşleme idi. Ceviz büyüklüğünde iki küçük parça kuzu eti, fırında patlıcan, çıtır patates ve yoğurt sosu ile sunuldu. Yanında 2012 Egeo Shiraz şarabı vardı.

Yemek yine kibrit kutusu büyüklüğünde, Şam fıstığı ve yoğurt ile hazırlanmış, Antakya’dan getirilen kireçte balkabağı ile tatlandırılmış cheesecake ile sona erdi. Tatlıya Urla’nın tatlı şarabı 2013 Semposium eşlik etti.

Mutfak şefi kadar servis sorumluları da becerikli

Tadım mönüsü bütünü ile farklı ve iyi hazırlanmış bir mönü. Levrek her lokantada var. Ama Frankie’nin mutfak şefi ufak bir parça levreğin nasıl lezzetli olarak hazırlanacağını sergiliyor. Kuzunun en yumuşak bölgesinden iki küçük parça eti de lezzetini koruyarak, kurutmadan pişirme becerisini göstermiş. Yaprak çorbası, karides-pastırma çiftlemesi
ve tatlı da farklı ikramlar.

Bütünü ile tadım mönüsü, Avrupa’da Michelin yıldızlı lokantalarda bile benzeri az bulunacak lezzette ve farklılıkta. Mutfak şefi kadar servis sorumluları da becerikli. Yemek ve şarap sunumu düzgün. Hem mutfak hem servis oturmuş durumda.

Gelelim bu tatlı anlatımın cebi yakacak kısmına. Pazartesi caz akşamları tadım menüsü kişi başı 175 lira. Eğer şarap eşliği istenirse, kişi başına 75 lira ekleme yapılıyor.

Tadım mönüsü zorunluluğu yok. Seçmeli mönü ile daha düşük ödemeyle masadan kalkılabilir.

Bunlarda ilginizi çekebilir: