Joe Biden ve eşiyle yemekteyiz!

ABD Başkan Yardımcısı Joe Biden ve karısı özel hayatlarında nasıl yaşıyorlar? Bir yabancı ülkede lokantaya gidince ne yapıyorlar? Bir gün içinde iki mekanda bu soruların cevabını aldık.

Gurme Notları

Önceki cuma öğle yemeğinde ABD Başkan Yardımcısı Joe Biden’ın eşi Jill Biden ile, akşam yemeğinde de Joe Biden ile aynı lokantalarda bulunduk. ABD Başkan Yardımcısı’nın eşi ve kendi, yabancı bir ülkede, protokol dışında kendi başlarına lokantaya nasıl giderler, lokantada ne yaparlar diye merak edeceklere gördüklerimi, yaşadıklarımı anlatacağım.

Cüneyt Özdemir “Ortaköy House Cafe’ye gidelim, çorba içer, sohbet ederiz” dedi. Ben biraz geciktim. House Cafe’ye girdiğimde Cüneyt Özdemir bir masada oturuyordu. Salon genç kızlar ve erkeklerle doluydu. Cüneyt Özdemir yanımızdaki masayı işaret etti. “Servis elemanları söyledi. Yandaki masada Bay Biden’ın karısı ve torunu varmış” dedi. Yandaki masaya baktım, beş-altı hanım gülüp konuşarak oturuyordu. Neler yediklerini görebiliyoruz. Hemen hepsinin önünde farklı salata tabakları var.

Etrafta koruma, polis görünmüyor. Ama köşe masalarda siyah giysiler içinde yemek yiyen yabancılar var. Hiçbiri ayakta değil, Bayan Biden’ın masasının etrafında dolaşmıyor.

Amerikalıların PR gücü

Biz Cüneyt Özdemir ile yayla çorbamızı içerken, yan masadan güler yüzlü bir hanım masamıza yaklaştı. İsimlerimizle bize hitap ederek merhaba dedi. Cüneyt Özdemir de, ben de hanımı hatırlayamadık ama herhalde İstanbul’daki konsolosluğun bir görevlisi ki bizi gıyaben tanıyor. “Bayan Biden torunuyla baş başa özel olarak yemek yemek istedi. Ortaköy’ü tavsiye ettik” dedi.

Bayan Biden torunu ile bahçeye çıktı. Ortaköy Cami görüntülü fotoğraf çektirdiler. Salona döndüler.

Köşedeki masada oturan görevlilerin her biri kendi hesaplarını ödedi. Bayan Biden’ın masasındakilerin her biri kendi hesaplarını ödedi. En son olarak da Bayan Biden çantasından kredi kartını çıkararak kendisinin ve torununun hesabını ödedi. Fişi aldı. Çantasına koydu.

Biz fark ettirmeden olan biteni izliyoruz. Derken efendim, beklenmedik bir şey oldu. Bayan Biden masamıza doğru geldi. Biz ne olacak diye şaşkın bakınırken elini uzatarak “Hello” dedi. Şaşırarak ayağa kalktık. Ayak üstü “Nasılsınız, İstanbul’u sevdiniz mi?” şeklinde bir şeyler konuştuk da... O arada neler konuştuğumuzu hatırlayamıyorum.

Siz önce Amerikalıların PR gücüne bakınız. Masadaki görevli “Bunlar gazeteci” diyerek Bayan Biden’ı uyarıyor. O da alçak gönüllülükle “Hello” diyerek bizi şaşırtıyor, etkiliyor.

Herhangi bir müşteri gibi

Akşam Gülsen ve Hasan Güleşci’nin davetlisi olarak Sunset’te yemek yiyeceğiz. Sunset’e gittik ki kapının önünde polis kaynıyor. Girişte kadın ve erkek Amerikalı görevliler, “Bay Biden ve karısı bu akşam özel olarak yemeğe gelecekler” dediler.


Sunset’te Boğaz’a bakan camlı bölümün önündeki dört kişilik köşe masayı Bay Biden ve karısına ayırmışlar. Bize ayrılan masa da tesadüfen Bay Biden’ın masasının hemen yanındaki dört kişilik masa. Biz yemeklerimizi ısmarladık. Yellow-tail saşimi, acı tatlı soslu karides tempura ve suşi tabağını eşimle paylaştık.

Saat 21.00 dolayında Bay Biden, torunu ve genç bir erkek, üç kişi sessiz sedasız geldiler, herhangi bir müşteri gibi masaya oturdular. Masanın etrafında koruma yok. Sadece uzakta, karşıda duvarın dibinde biri siyah, biri beyaz iki görevli ayakta duruyor.

Lokantanın kaptanı Gazi Akyol, masamızın servis sorumluları Eyüp Düzgün ve Talat Şanlı, bizim masamızla ve çevredeki masalarla ne kadar ilgileniyorlar ise Bay Biden’ın masası ile de o kadar ilgileniyorlar. Masalarına servis edilen yemekleri görüyoruz. Masaya spagetti, risotto, tuna tartar ve levrek servis edildi. Alkol almadılar.

Karım “Hoş geldiniz” dedi

Yemeğimizi bitirdik. Hesabımızı ödedik. Karım devamlı olarak “Hiç kimse Bay Biden’a hoş geldin demedi. Ben gidip hoş geldin” diyeceğim demez mi? “Yapma etme” demeye kalmadı, karım “Merhaba Bay Başkan Yardımcısı, Türkiye’ye hoş geldiniz. Sizinle aynı lokantada yemek yemek şereftir” diye lafa başlayınca Bay Biden ayağa kalktı. Başladılar konuşmaya. Bay Biden “Karım kendini yorgun hissetti. Ben de torunum ve kızımın kocası ile baş başa yemek yemeğe geldim” diyerek masadakileri tanıttı. Torunu Naomi, oğlu Hunter’ın kızı. Damadı Howard Krein ise kızı Ashley’in kocası imiş. “Amerika’da hangi üniversitede okudunuz, kızınız ne yapıyor?” muhabbeti bereket kısa sürdü. Karım ayrılıncaya kadar Bay Biden ayakta kaldı. Karım ayrılınca hesaplarını ödediler. Daha sonra öğrendiğinize göre, Bay Biden kendi ve torunu için 308 lira, damadı ise kendi yedikleri için 163 lira ödeme yapmış. Lokantanın herhangi bir müşterisi gibi, kimseyi rahatsız etmeden lokantadan ayrıldılar.

Bunlarda ilginizi çekebilir: