Kayıkhaneden lokantaya

Kilyos’taki, İngilizlerin cankurtaran yerleşimlerinden kalma kayıkhanede açılan bir balıkçı lokantasını anlatacağım... İngilizlerin Kilyos’ta işi ne? Kilyos çok eski bir balıkçı köyü. Roma İmparatorluğu döneminde gelişmiş. Roma İmparatorluğu dağılınca Bizans’ın olmuş. Bir ara Cenevizliler bile Kilyos’u ele geçirmiş. Haçlı Seferleri sonrası Osmanlı hakimiyetine girmiş.

Gurme Notları

Cenevizliler döneminde yapılan bir kale hâlâ ayakta. Kale Sultan II. Mahmut zamanında restore edilmiş.


Günbatımında gidin

İngilizlerin İstanbul’u işgal ettiklerinde Boğaz girişini kontrol etmek için yaptıkları eski sahil koruma ve tahlisiye binaları, kayıkhane, iskele, köprü ve çeşme Kilyos’un henüz yok olmamış tarihi yapıları. Sahil koruma ve tahlisiye binaları daha sonra Kıyı Koruma tarafından kullanılmış.

İngilizlerden kalma cankurtaran kayıkları için yapılmış kayıkhane, şimdilerde lokantaya dönüştürülmüş. Atilla Günaltay isimli bir girişimci tarafından balık lokantası olarak işletiliyor.

Kilyos’a 1970’lere kadar hafta sonları denize girmek için gidilirdi. Turizm Bakanlığı’nın tesisi İstanbul’un en kaliteli lokanta ve motellerinden biri idi. Zamanla İstanbul Kilyos’a doğru yayıldı. Kilyos kıyısına yakın ve kıyıda konutlar inşa edildi. Zekeriyaköy büyüdü. Kalabalıklaştı. Kilyos kıyısında Babylon gibi markalı tesisler ve çok sayıda lokanta, plaj, küçük otel açıldı.

Zekeriyaköy’de evi olan Handan ve Ege Cansen sayesinde Kilyos’un yeni halini gördük. Ücret ödeyerek girilen bir araziden geçerek İstanbul Boğazı’nın ağzını ve Boğaz’dan geçmek için sıra bekleyen onlarca gemiyi izledik.

Güneş batarken de Kayıkhane’de balık yedik. Kayıkhane’den günbatımını izlemek iyi olurmuş. Kayıkhane’nin İstanbul’un diğer balıkçı lokantaları benzeri meze ve balık servisi var. İlgi görmesinin nedeni servisinin, mutfağının ve yemek sonu getirilen hesabın “düzgün olması” imiş.

Et çeşitleri de var

Balıkları pişirmeden önce kilo ile fiyatlandırıyorlar. Levrek, çupra 100 liradan, dülger balığı ve kalkan daha yüksek fiyatla hesaba giriyor. İstavrit, tekir gibi balıkların porsiyonu 25-30 lira. Menüde et ve makarna çeşitleri de var. Etlerin porsiyonu 55, makarnanın 25 lira dolayında. Zeytinyağlı mezelerin tabağına 25 lira alıyorlar.

Kişi başına 100 lira ödeme ile masadan kalkılabiliyor. Kayıkhane’nin bulunduğu kıyı şeridinde ve yol üzerinde daha başka balıkçı lokantaları da var. Sadece hafta sonları değil, hemen her gün Kilyos’a gidenler ve lokantaları dolduranlar oluyor.
YASAL UYARI: Haberin kopyalanması yasaktır. Haber, sadece gecce’ye link verilerek kullanılabilir.Bunun dışında kopyalayanlar hakkında kanuni işlem yapılacaktır.

Bunlarda ilginizi çekebilir: