Sadece on beş liraya kebap!

Beyoğlu’nda yediğim iskender; pidesi, eti, salçası, yoğurdu, üzerine dökülen tereyağı ile pek lezzetli idi

Gurme Notları

Geçen cumartesi hava soğuktu ama Beyoğlu cıvıl cıvıldı. Pera Müzesi’ndeki çini konferansını izledim. Yemek arasında Beyoğlu’nda tur attım. Öğle saati olduğundan mı, acıktığımdan mı bilmem yolun sağındaki solundaki yiyecek dükkanları, pastaneler, kahveler daha fazla dikkatimi çeker oldu. Nerede ise üç dükkanın biri yiyecek-içecek işi yapıyor. Bunların da yarısı, oturma yerleri olsa da ayak üstü hizmet veriyor.

Aslında tescilli marka Eski Galatasaray Postanesi karşısında, Baydöner binasının önündeki “İskender Kebap 15 TL” levhası dikkatimi çekti. Doğrusu ya, burger fiyatının 10 liranın üzerine çıktığı şu günlerde 15 liraya iskender nasıl oluyormuş diyerek kapıdan içeri girdim. Servis elemanları buyur etti. Bir küçük porsiyon iskender ve bir şişe kola ısmarladım. İskender pidesi, eti, salçası, yoğurdu, üzerine dökülen sıcak tereyağı ile pek lezzetli idi. Bursa usulü dönerin üzerine bir küçük parça köfte, bir parça domates ve yeşil biber konulmuştu.

Gelen giden çoktu. 19.95 lira hesap geldi. İşletmeciyi tebrik ettim. Aklıma takıldı. Acaba 15 liraya iskender fiyatı normal mi? Tünel’e doğru Kasap Döner’e uğradım. Kasap Döner’de iskender 15.60 lira idi. Hafta içi Ortaköy’de Kasap Döner’in iskenderini denedim. Kasap Döner yaprak döner ile iskender hazırlıyor.

Aslına bakarsanız “iskender kebap”, Bursalı İskender Ailesi’nin tescilli markası. Başkalarının kullanamaması gerekiyor. İskender Efendi’nin babası Mehmet Efendi Bursa’da 1850 yılında açtığı dükkanda tandır ve kuzu çevirme ile ünlenmiş. Oğlu İskender, “Baba, sen de başkaları gibi eti yatay mangaldaki kömür ateşinde pişiriyorsun. Ben kömür mangalını dik hale getireceğim. Eti de şişe geçirerek, ateşin önünde döndüre döndüre pişireceğiz” demiş. Böylece İskender’in “dönen kebap”ı ünlenmiş. Dönen kebap zamanla “döner kebap” olmuş. İskender dönen kebapları yaprak gibi tabağa dizer, salça ve tereyağı ile tatlandırır, tabağın yanına da yoğurt koyarak müşterilerine sunarmış.
Dönelim Beyoğlu’na... Dönere meraklanınca yol boyu yiyecek satan dükkanları gözlemeye başladım. Çoğunun vitrininin arkasında et veya tavuk döner tezgahı ve tezgahların önünde başı külahlı usta var. Sulu yemek satanların tezgahları ise et ve köfte ağırlıklı.

Dışarıda en çok et yeniyor

İpsos şirketinin “Ev Dışı Tüketim” araştırmasını karıştırdım. Araştırma bizim ev dışında karın doyurmak için ne kadar ete düşkün olduğumuzu gösteriyor. Araştırmalar, halkımızın ev dışında en çok et yediğini göstermiş. Ev dışında toplam gıda tüketim harcamasında etin payı yüzde 53. Ev dışı tüketim harcamalarının gıdaya giden bölümünde cirodan en büyük payı yüzde 29 ile fast food (hızlı, ayakta tüketim) merkezleri alıyor.

Halkımızın ev dışı tüketiminde oturmalı tüketim harcamalarının payı sadece dörtte bir oranında. Ayakta tüketimin dörtte biri modern, dörtte üçü geleneksel ayakta tüketim merkezlerinde gerçekleştiriliyor. Toplam harcamanın yüzde 22’si hamburger, pizza gibi modern fast food merkezlerinde yapılıyor. İşte bunun için Beyoğlu’nda üç dükkanın biri yiyecek-içecek dükkanı. Onların da yarıdan fazlası döner, köfte satıyor.

Bunlarda ilginizi çekebilir: