Yediğimiz her şey lezzetliydi

Beyoğlu’ndaki Divan Brasserie’de tattığımız her yemek lezzet ve sunuş bakımından mükemmeldi

Gurme Notları

Beyoğlu’nda St. Antuan Kilisesi bitişiğinde bulunan, Koç Grubu’na ait eski Merkez Han binasının çatı katında şimdilerde Divan Brasserie Beyoğlu var. Mutfağı, servisi, dekoru, manzarası ile farklı bir lokanta.

Divan Oteli, Hilton’dan sonra 1956 yılında açılan İstanbul’un en görkemli oteli idi. Lokantası Türk yemekleri ile, kafeteryası ise hamburgeri ile ünlenmişti. Daha sonra Semahat Arsel yönetiminde Divan, marka olarak gelişmeye başladı.Tepe yönetime gelen eski Four Seasons Otelleri Bölge Müdürü Marcos Bekhit, Divan zincirinin önce içeride, sonra yurt dışında yayılmasını sağladı. Divan’ın şimdilerde 15 oteli, 17 pastanesi, 3 kafeteryası, 3 pub’ı, 3 kahvesi, Rahmi Koç Müzesi’nde 3 müze işletmesi ve Bebek, Kalamış ve Beyoğlu’nda 3 brasserie’si var.

Boğaz manzarası nefis
Brasserie’lerin menüleri aynı. Ancak her brasserie’nin mutfak sorumluları ve servis elemanları farklı olunca yemeğin lezzeti de, servis kalitesi de farklı oluyor.

Beyoğlu’daki brasserie, binanın çatısında iki katlı. Önde ve arkada açık bölümleri var. Arkadan Boğaz manzarası nefis.
Salon şefi Ayçan Gür, salon görevlisi Ayşe Bilgin. Masamızla servis görevlisi Serkan Şakar ilgilendi. Biz dört kişi erken akşam yemeği için gittik.

Mutfak görevlilerinin marifetlerini tatmak için zeytinyağlı tabağı istedik. Yemek öncesi müessesenin ikramı olarak ufak kaşıklar içinde servis edilen ahtapot carpaccio pek nefisti (Bir daha gidersem sadece ondan ısmarlarım). Zeytinyağlı tabağında rokaya dolanmış antrikot füme, somon füme, zeytinyağlı kerevizli ve portakallı pırasa, domatesli bruschetta, keçi peynirli pancar ve kinoa salatası vardı.

Arkadaşlarımız kuzu sırtını paylaştı. Dilimlenmiş kuzu eti yumuşak ve lezzetli idi. Bolca sebze haşlama eşliğinde tabaklara konmuştu. Karımla paylaştığım dana şinitzel sinirsizdi, kurutulmadan ve yağ çekmeden pişirilmişti. Yanında çok lezzetli patates salatası vardı.

Yedi baharatlı Arnavut tatlısı
Aşçıbaşı Serdar Yıldız ile yardımcısı Bilal Binici’yi tebrik ettik. Tattığımız her yemek lezzet ve sunuş bakımından mükemmeldi. Tavsiyeleri ile tatlı olarak kakaolu tartları ile “Kraliçe” adını verdikleri irmikten hazırlanan ve revaniye benzeyen yedi baharatlı Arnavut tatlısını paylaştık. Tatlılar da lezzetliydi. Brasserie’de çorbalar 14 lira.

Başlangıç olarak zeytinyağlı tabağı, dana carpaccio, ızgara bruschetta üçlüsü, Burrata peyniri, keçi peynirli pancar salatası, sebzeli çıtır deniz mahsulleri tabağı 30-35 lira arasında. Bonfileli salata ve nisuaz 30 lira. Dana burgeri, quesadilla tavuklu, jambonlu dürüm ve kulüp sandviç 30-35 lira. Makarnalar ve mantı 30-35, ızgaralar, bonfile dilimleri, köfte, levrek, somon, çipura 40-60 lira. Divan klasiklerinden dana kürek, şinitzel, yoğurtlu kebap, pazı sarma, kuzu incik 50, pizza ve pide çeşitleri 30, tatlılar 15 lira.

Öğle ve akşam servislerinde yenen yemeğe göre içki hariç 75-150 lira arasında ödeme ile masadan kalkılabiliyor.
Beyoğlu’na gidiniz. Önce yol boyu sergileri gezersiniz. Yorulunca da Beyoğlu Divan Brasserie’de keyif yaparsınız.
YASAL UYARI: Haberin kopyalanması yasaktır. Haber, sadece gecce’ye link verilerek kullanılabilir.Bunun dışında kopyalayanlar hakkında kanuni işlem yapılacaktır.

Bunlarda ilginizi çekebilir: