"Don Kişot’um Ben" illaki izlenmeli!

Başrollerini Ozan Güven ve Günay Karacaoğlu’nun paylaştığı, yönetmenliğini Emrah Eren’in yaptığı hepimizin bildiği Don Kişot ve hikayesini geçenlerde kahkahalar ile izledim UNIQ Hall’de.

Haftanın öne çıkanları

“Don Kişot’um Ben”in Baba Sahne’nin yeni oyunu ilk gününden bu yana kapalı gişe oynayan Baba Sahne prodüksiyonu “Don Kişot’um Ben”, 9-10 Şubat’ta UNIQ Hall’de, 19 Şubat’ta ise Zincirlikuyu’da sahne alacak, sonrası Ankara ve İzmir turneleri.

"Don Kişot’um Ben"de 14 yıl sonra tiyatro sahnesine dönen Ozan Güven çılgın asilzade Don Kişot’a, Günay Karacaoğlu ise silahtarı Sancho Panza’ya hayat veriyor. Bu muhteşem ikilinin yanı sıra oyunda; Nazlı Tosunoğlu, Ömür Arpacı, Serhan Ernak, Nur Erkul, Dilşad Bozyiğit, Diren Polatoğulları, Enis Aybar, İbrahim Aladağ, Tuğba Eskicioğlu ve Kamran Velicanov rol alıyor.


Cervantes’in ölümsüz eseri “Don Kişot”, Mihail Bulgakov’un, dönemini yakalayan uyarlaması üzerinde yükselen metniyle tekrar sahnelerde, Irmak Bahçeci’nin günümüze çevirdiği “Don Kişot’um Ben” in müziklerini Can Şengün hazırlamış, oyunun sahne tasarımı Barış Dinçel’in, kostüm tasarımı ise Sadık Kızılağaç’ın imzasını taşıyor.

Şarkılar, maskeler, kılık değiştirmeler, düellolar ve yel değirmenler hepsi bu sahnede Ozan Güven’i tiyatro’da ilk defa izledim gerçekten iyiydi sesine o kadar yakınmışım ki her diyaloğu kulağıma yakın geldi. En önde oturanlara yaptığı muziplikler görülmeye değerdi. Sahneye yıllar sonra çıkmasına karşın rahat duruşu profesyonelliğinin göstergesi tabii ki.

Ama Günay Karacaoğlu’nu soracak olursanız o gerçekten efsane esprileri, sempatikliği, yürüşü, komik hareketleri, sesini iyi kullanması, sahnede ki rahatlığı gerçekten mükemmeldi. Sanatçıyı her izleyişimde hep Adile Naşit’i Mürvet Sim’i görürüm bir de Perran Kutman’ın gençlik filmlerindeki kadını, Karacaoğlu onlar gibi, pozitif ve seyirciyi koltuğuna bağlamayı bilen ender sanatçılardan.

Benden söylemesi ne yapın ne edin, illa izleyin "Don Kişot’um Ben"i sahnede sezon bitmeden.

Meos Balık’ta gün batımı bir başka güzel!

"Balıkçıya gidelim mi" denildiğinde hiç tereddüt etmem atlar uçar giderim, çünkü balıktan çok balık mezelerine bayılırım, bu Pazar da öyle oldu, sevgili Gül Erçetingöz’ün davetini duyunca kıtalar arası bir mesafeyi göze alıp uçtuk arkadaşımla Florya'da bulunan Meos Balık’a.


Mekana girerken bir anda gözüme çarptı Meos Balık’ın kalitesi. Mevsimine göre hazırlanan 60’dan fazla mezenin yanı sıra, ıstakoz, black pear siyah havyar, istiridye, lakerda, aquadis, jumbo karides, baby ahtapot, isli midye, isli çiroz, balık kokoreç pek çok deniz ürünü dikkat çekiyor. Masanıza servis veren garsonların kibarlığı yanında sunum şekilleri harikulade, salata çeşitleri de öyle balıkçı salatası ve koparma salatası yanında çoban salata illaki tadılmalı, İnce ince kızartılmış ekmeğine ise doyamadım.

Meos Balık’ın ara sıcakları da muhteşem okyanus lokumu, rum böreğini daha evvel tattınız mı bilmiyorum ama birkaç tane daha olsa yerdim ...

Cunda’nın en güzel speciyallerini hazırlayan Mehmet Fener’in sahibi olduğu Meos Balık’ta yediğim lüfer ve barbunlar için yakın zamanda tekrar Florya yollarına gidilecek gibi, Bu arada Meos Balık konumu bakımından da farklı deniz ile içiçe ve gün batımı burada şahane bir biçimde gözleniyor.

Restaurant’ın havalandırması mükemmel, çocuklu aileler için ideal çünkü hemen girişte çocuk oyun odası mevcut.Hemen kapısında otoparkı oluşu ayrı bir güzellik, ama en önemlisi balık çeşitleri, mezelerinin sunumu ve tatlıları pek güzel şiddetle tavsiye ediyorum Meos Balık’ı.

Gül & Kenan Erçetingöz çiftinin Meos Balık’ta gerçekleştirdiği Pazar buluşmasında sanat ve cemiyet hayatının özel isimleri vardı. Bahar Öztan, Nazan Şoray, Aslı Hünel, Zeynep Mansur, Müge Gürler, Serhan Sokulgan, Emel Yıldırım, Gülay Kamaz, Saba Tümer, Neslihan Yargıcı, Selen Görgüzel Alkan aklımda kalan isimler.


Nişantaşı gecceleri Atilla Aylan sahnesi ile bir başka güzel oluyor!


İstanbul geccelerinde Nişantaşı mekanları her daim orta noktadır, geçen yıllara oranla bu yıl Nişantaşı gecceleri daha ziyade müziğe biraz ara vermiş olsa da irili ufaklı mekanlarda sahne alan sanatçılar ile gecceler biraz da olsa hareketleniyor. Nişantaşı Reasürans çarşısının içinde bulunan Midpoint, Nusr-et, Develi gibi popüler mekanlar yanında cafeler ve müzikli gecceler tüm hızıyla devam ediyor.

Şimdilerde Çarşamba akşamları sahne alan Atilla Aylan ile Nişantaşı gecceleri pek keyifli. Bu hafta sahnesinde dinlediğim sanatçı kendi şarkıları yanında Türk Pop Müziğinin en özel şarkılarını özellikle Sezen Aksu ve 90'lar ile kulaklarınızın pasını siliyor. Asıl mesleği İnşaat Mühendisliği olan Aylan, İzmit Belediyesi Belediye Konservaturında 3 yıl opera ve şan eğitimi almış, Bariton Sedat Öztoprak ve Alp Köksal’dan şan dersleri alan sanatçı, şimdilerde şan derslerine Mabel Matiz, Linet, Göksel, Ajda Pekkan gibi ünlülerin ses koçu Fatma Karaca Can ile devam ediyor.

Repertuarında Türkçe şarkılar yanında İngilizce ve İspanyolca şarkılar bulunan Aylan yakın zamanda sözü ve müziği kendisine ait olan "Muntazam" adlı şarkısının single'ını çıkarmaya hazırlanıyor, ilk gala geccesinde Atilla Aylan’ı dinlemeye gelenler arasında Sema Şimşek, Habil Ceylan, Tunç Öz gibi popüler isimler vardı.

Tebrikler DMC müzik adına güzel şeyler oluyor!

Türkiye'nin en önemli plak şirketlerinden Doğan Music Company (DMC) ile Warner Music geniş kapsamlı bir anlaşma imzaladı geçen hafta.

Doğan Müzik Şirketi (DMC), Warner Music'in Türkiye'deki fiziksel ürünlerinin Türkiye'de dağıtılmasını üstlenecek ve repertuarını Türkiye’nin sahip olduğu dijital müzik platformlarında temsil edecek. Anlaşma ayrıca, Warner Music'in repertuarının yaklaşık 13 milyon abone ve resmi olarak aylık 600 milyon video izlenme sayısıyla YouTube'da en çok izlenen beş kanaldan biri olan NetD'de bulundurulmasını da içerecek.

Warner Music, NetD'nin önemli etkiye sahip pazarlama (Influencer marketing) ağında da olacak.

Influencer'lar, ağırlıklı olarak Türk izleyicilere yönelik olarak Warner Music'in sanatçı ve şarkılarına ilişkin video içerikleri oluşturacaklar.

Warner Music'in Doğu Avrupa, Orta Doğu ve Afrika Başkan Yardımcısı Alfonso Perez Soto'ya göre: "Türkiye, dünyanın en heyecan verici gelişen piyasalarından birisi. Odak noktamız, sanatçılarımızın gerçekten de küresel bir etkiye sahip olması olup bu anlaşma, sanatçılarımızın Türk müzikseverlerle bağlantı kurmasının en iyi yolunu sağlayacaktır. Anlaşma, dijital pazarlama ve dağıtım konusunda gerçekten de yenilikçi bir yaklaşımdır ve böylesine rakipsiz yerel şarkı listesine sahip bir şirketle ortaklık kurmak gerçekten de harika."

DMC CEO'su Samsun Demir, “Dünyanın en önemli müzik şirketlerinden birisinin müzik repertuarının Türkiye'deki temsilcisi olmanın gururunu yaşıyoruz. Bu anlaşma, fiziki ve dijital alanlar gibi pek çok alanda işbirliği imkanı yapmamızı doğuracak aynı zamanda Warner sanatçılarının bizim ülkemizde daha iyi temsil edilmesini sağlayacağı gibi bizim sanatçılarımızın da Dünya’ya açılmasında önemli bir kapı vazifesi üstlenecektir’’ dedi.

Nev’den Türk Sanat Müziği şarkıları!


Rock şarkıları ile tanıdığımız NEV’in, yeni albümü, çoğunluğu Türk Sanat müziği şarkılarından oluşan “Bir Nev-i Alaturka II” albümü Pasaj Müzik etiketiyle müzik marketlerde yerini aldı.

Yaklaşık 9 yıl evvel yayımladığı Türk Sanat Müziği albümünden sonra üzerinde titizlikle çalıştığı bu yeni albümde sanatçı pop rock tarzında ve geleneksel müziğimize uygun olarak hazırladığı o bildiğimiz şarkıları yine kendine muhteşem bir şekilde yorumlamış.

Alaturka makamları Nev’in yenilikçi tarzı ile yorumlandığı, ilgiyi arttıracak farklı bir tarza sahip olan bu albümde Selahattin Sarıkaya, Gündoğdu Duran, Mustafa İlhan Geçer, Ümit Yaşar Oğuzcan, Avni Anıl, Mehmet Sadi Bey, Şevki Bey gibi usta söz yazarı ve bestecilerin eserlerine yer verilmiş.

“Bir Nev-i Alaturka II” albümünde Nev; akustik gitar, bas gitar, elektro gitar, buzuki, cümbüş, saz, klavye, cura, lavta, ud gibi onüç farklı enstürmanı başarıyla kullanmış.

“Çal Gitar”, ”Gözleri Aşka Gülen”, “Kahverengi Gözlerin”, “Hicran Oku” gibi zamanla ruhumuza işlemiş, duymaktan keyif aldığımız eserleri bambaşka tatlar katarak dinlememizi sağlayan albüm de, Nev’in yazdığı “Mühürlü Kaderim”in Alaturka versiyonu, söz ve müziği Meral Güney’e ait “Sevdalarım” isminde yeni bir şarkıda yer almış.

Fotoğraflarını Candaş Arın’ın çektiği albümün ilk video klibi; söz ve müziği Meral Güney’’e ait “Sevdalarım” şarkısına İmre Haydaroğlu yönetmenliğinde çekildi

Yedi şarkı dışında, viyolensel, kanun taksimi ve “Kahverengi Gözlerin”in gazelli versiyonu olmak üzere on eserin yer aldığı “Bir Nev-i Alaturka II” albümünün prodüktörlüğünü ve düzenlemeleri Nev, kayıt, miks ve masteringini Timuçin Aksuer yapmış.

Alex’ten yeni single, "Bye Bye"

Yıllar evvel şimdiki Sahne İstanbul yerinde o zamanların en popüler mekanlarından ‘’ Cilveli Meyhane ‘’ de dinlediğim Alex’in yeni şarkısı ‘’Bye Bye ‘’ Garaj Müzik etiketiyle müzik severlere sunuldu.


“Çok Zor”, “Aşk Senin Adın”, ’’Bir bildiğim var’’, “Bilmece”, “Depresif Polyanna”, “Gidelim Buralardan”, “Manidar” "Masum’’ gibi şarkıları ile geniş kitlelere ulaşan Alex Tataryan bu şarkısıyla da iddalı.

Dijital dünyada müzik tüketicisinin beğenisine sunulan “Bye Bye” şarkısıyla Alex Tataryan uzun zaman sonra piyasanın dikkatini çekebileceği bir şarkı yaptığına inanıyor.

Sözleri Tolga Arslaneli’ye, müziği Alex Tataryan’a, düzenlemesi Alen Konakoğlu’na ait yüksek temposu ile “Bye Bye” kış aylarında dinleyenin içini ısıtacak gibi.

Şarkının klip yönetmenliğini Christine Gültaşyan ile Alex Tataryan birlikte gerçekleştirirken, görüntü yönetmenliğini ise Eren Yıldız üstelenmiş.

Eski İstanbul geccelerini yaşamak için Cuma gecceleri Kalamış da Alex sahnesindeki coşkuyu yaşayın derim.
YASAL UYARI: İçeriğin kopyalanması yasaktır. İçerik, sadece gecce’ye link verilerek kullanılabilir.Bunun dışında kopyalayanlar hakkında kanuni işlem yapılacaktır.

Bunlarda ilginizi çekebilir: