Şartlı tahliye edilmiş mahkumlar gibi hissettirmeyin!

Ben yokluğu yalnız bende sanırdım meğerse ne yokluk çekenler varmış, derdimi herkesten fazla sanırdım, yoklukla yaşayıp ölenler varmış..

Hayattan

Ben hakka hukuka saygılı bir insanım ama haksızlığa karşı durmakta benim insanlık görevim ömürlerimizden bir buçuk yıl endişeyle, korkuyla geçti ömür dediğimiz sayılı gün...

Bence herkes kendi hayatının komutanı olmalı hepimiz bu virüs gerçeğini kabul edip aşı olarak kendimizi korumalıyız...

Her can kendinden sorumlu kendimize dikkat edersek başkalarını da koruruz.. Kalplerimiz, beynimiz, isyan ediyor ve sorguluyoruz; Bu yasaklar yaşamımızı koruyor mu yoksa yaşam hakkımızı gasp mı ediyor?

İnsanlar zorda; nefes alamıyor hem maskeden, hem yokluktan bir an önce özgür kalmak için çırpınıyoru... Riskleri nasıl yok edebiliriz?

Bence dıştan ve içten kontrol ederek ve aşılanarak ama normale nasıl döneceğiz? Normal sizce ne? Bu normalleşme mi?

Restoranlar dokuza kadar açık! Lokmalar boğazınıza dizilecek kalanları da paket edip eve götüreceğiz... Aksi halde dokuzdan sonra yersek virüs bulaşacak‼️‼️

Sayın Bilim kurulu; kararlarınızı gözden geçirin şartlı tahliye edilmiş mahkumlar gibi hissettirmeyin..

Herkes az çok bilinçlendi. En önemli konu başlıklarından biri de sanattır müziği susturmayın! Salgın günlerinde en büyük zararı gören müzik sektörüdür.. Açık hava konserleri ve toplu sanat gösterilerinin belli disiplin kurallarıyla yapılmasının bir risk oluşturacağını düşünmüyorum! Virüs her yerde sektör, kişi, mekan, zaman seçmiyor.. Nokta
YASAL UYARI: İçeriğin kopyalanması yasaktır. İçerik, sadece gecce’ye link verilerek kullanılabilir.Bunun dışında kopyalayanlar hakkında kanuni işlem yapılacaktır.

Bunlarda ilginizi çekebilir: