Alanya'da yaz bitmedi!

Ülkemiz gerçekten cennet.. Her beldesi farklı bir güzel.. En son Alanya’daydım. “Alanya Caz Günleri” kapsamında gittim. Geçen sene de gitmiştim.

Kenan Erçetingöz

Biz İstanbul’dan farkında değiliz ama Alanya Belediyesi sürekli uluslarası başarılı organizasyonlara imza atıyor.

Belediye Başkanı Adem Murat Yücel vizyonu geniş bir insan. Alanya’nın turizm değerini arttırmak için elinden geleni yapıyor ama eksikleri var! Tanıtım ve reklam çalışmaları yetersiz!

Alanya Caz Günleri, Kaleiçi denilen mevkide muhteşem bir tarihi atmosferin içinde gerçekleştirildi. Öyle bir atmosferde caz dinlemek farklı oluyor.. Festivalle ilgili yapıcı eleştiri olarak söyleyeceğim tek şey, Gazipaşa Havalimanı'na iner inmez caz festivali havasına girilmesi ve şehrin her yerine yayılması gerektiğidir. Genç müzisyen arkadaşlarla havalimanından başlayarak şehrin her yerinde küçük küçük caz esintileri olabilirdi. Bu konuya seneye daha dikkat edeceklerini umuyorum.

Biz İstanbul’da yaşayanlar yaz denilince sadece Bodrum-Çeşme ve Göcek hatırlıyoruz. Oysa Alanya’da yaz Ekim ayı sonuna kadar tüm hızıyla devam ediyor. 27 Eylül’de denize girdim, hamam suyu gibi sıcaktı.

Deniz var, güneş var, sıcak var, tarih var, yamaç paraşütü var, güzel restoranlar var, müthiş oteller var, gecce kulüpleri var, festivaller var.. Daha ne olsun.

Kaleiçi’ndeki Tophane denilen bölgede muhteşem Alanya manzaralı Tahir Tutuk beyin evinde kızı Ferhan Göktaş’ın misaifiri olduk. Aman Allahım o ne güzel bir ev, o ne güzel lezzetler, o ne güzel bir misafir ağırlamadır öyle.. Evden çıkasım gelmedi. Laba dolmasından Öküz helvasına kadar masada tüm Alanya Mutfak Mirasları denilen lezzetler vardı. Bayıldım.

Festival günü Harbour restoranda inanılmaz mezelerle nefis bir balık yedik. Ortam nefisti, lezzetlere diyecek yoktu.
Kleopatro plajında Löküs denilen balıkçıya gittim. Lüküs değil bildiğiniz Löküs lambasından kaynaklanan Löküs restoran. Harika ötesi.

Summer Garden ve illusion Event Hall diye kulüpleri var, ben başka bir tatil beldesinde bu kadar güzel kulüpler görmedim.

Alanya’nın gündüzü ayrı, geccesi ayrı güzel ve farklı.

QUATTRO BEACH RESORT VE CLUB DEM

Ama benim en sevdiğim otel Quattro Beach Resort oldu. Eylül sonunda otel tıklım tıklım doluydu. 1 Kasım’a kadar da aynı doluluk devam ediyor Quattro otelde. Çoğunluk yabancı turistler.

Nasıl gelmesinler? Ülkelerinde ne böyle bir deniz var, ne de böyle bir güneş! Ne böyle bir otel var, ne de böyle bir hizmet! Ekmek elden su gölden, inanılmaz açık büfelerle 24 saat yiyip-içip, denize giriyorlar..

Alanya Quattro Beach Resort’daki dağ yığını gibi mavi yengeçli, ıstakozlu, sushi’li açık büfeyi ben hiçbir tatil otelinde görmedim. Her gecce farklı bir konsept işin cabası. İtalyan, Fransız, Türk ve İspanyo gecceleri ile de yabancı turistlere çok keyifli saatler ve lezzetler yaşatılıyor. Aynı şekilde Quattro otelin yanındaki aynı firmaya ait olan Club Dem otelde öyle..

Sahipleri Ahmet ve Hasan Doğan kardeşler ülke turizmine büyük bir katkı sağlıyorlar. Özellikle tanıştığım kaliteli insan Hasan Doğan, turizm ve otelcilik konusunda gerçekten Ankara’da görev yapması gereken birisi. Konuya o kadar hakim, detayları o kadar güzel çözmüş ki, ekibiyle birlikte harikalar yaratıyor, ülke turizmine katkı sağlıyor. Alanya turizmiyle ilgili yeni bir çok projesi var Hasan Doğan’ın ve harekete geçti bile.. Tebrik ediyorum.

Bodrum-Çeşme-Göcek ile birlikte Alanya’nın da akıllarda kalmasında, özellikle kısa yaz sezonu bitiminde gidilmesi gereken tatil rotası olmasında fayda var. Alanya’da yaz hala devam ediyor aklınızda olsun.
YASAL UYARI: Haberin kopyalanması yasaktır. Haber, sadece gecce’ye link verilerek kullanılabilir.Bunun dışında kopyalayanlar hakkında kanuni işlem yapılacaktır.

Bunlarda ilginizi çekebilir: