BOL KÜFÜRLÜ FİLM!

Kenan Erçetingöz

Sonunda, meşhur porno güzeli Sibel Kekili'nin "Duvara Karşı" filmini izleme fırsatım oldu. Digitürk'te paralı kanalda oynuyor. 4,5 milyon lira. Sanıyorum çoğu sahnesi kesilmiş.. Çünkü Şenay Düdek, 2-3 ay önce filmi izledikten hemen sonra, daha sinemadan çıkar çıkmaz, yok yok 10 dakika arada beni aramış ve "Rezillik Kenan. Lütfen gecce.com'da bunu gündeme getir" diye veryansın etmişti.

Digitürk'te oynayan "Duvara Karşı" filminin kesilmiş hali buysa orijinali nasıldır çok merak ettim ve kesin DVD'sini almaya karar verdim. Aradaki fark ne acaba? Nereleri kesilmiş acaba?

Film baştan sona çok bol küfürlü geçiyor. Ama ne küfürler, ne küfürler.. Ağza alınmayacak küfürler, tekrar tekrar, üstüne basa basa söyleniyor. Bağıra bağıra.. Her türlü kadın uzvu, erkeklik organı, ne ararsanız var.. Küfürleri yazmaya kalktım ama yetişemedim, o kadar çok ki..

Filmin konusu fena değil. Almanya ile Türkiye arasında sıkışan gurbetçi aile çocuklarının halini gözler önüne seriyor. Allah için Sibel Kekili de iyi oynamış. Tabii, Sibel Kekili'yi izlerken gözlerimin önüne oynadığı porno filmleri geldi.. Hatırlarsanız Ayşe Arman, Sibel Kekili ile röportaj yapmış ve "bu efek-tefek kızdan nasıl porno yıldızı olur" gibi laflar etmişti. Gerçekten filmi izlerken bu kızın porno filmlerde oynayabilecek biri olacağına inanasınız gelmiyor. Kısa saçlı, ufak-tefek, kuru, sıska bir kız.. Ama oynamış işte. Hem de ne oynamış, ne oynamış!

Meltem Cumbul filmde misafir sanatçı rolünde. Güven Kıraç çok iyi ama başroldeki çocuk mükemmel. Sanıyorum o Alman.. (Bir gecce.com okuru uyardı. Çocuk halis Türk vatandaşı Birol Üner olup Almanya'da yaşamaktaymış...Ve Almanya'da da epeyce tiyatro ve filmlerde rol oynamış.)
Duvara Karşı'da süper oynamış.. Aferin.. Çekimler çok iyi, her şey iyi.. de, o küfürler ne oluyor onu anlamak mümkün değil.. O kadar küfür olunca ne oluyor? Tamam, belki gerçek hayatta öyledir, doğrudur, bol küfür vardır ama bu bir film. Bu kadar küfür olması gerekir mi? Hem de dediğim gibi ne küfürler, ne küfürler...

Bir de yönetmen Fatih Akın'ı bulursam soracağım. Çocuk, Sibel'i aramak için İstanbul'a geliyor ve buluşuyorlar. Londra Oteli'nin balkonundan İstanbul'a bakarken çocuk ayaklarını uzatmış. Tam o sırada ezan okunmaya başlanıyor. Yani ezan ve ayakları uzanmış birisi. Neden böyle bir tesadüf yapma gereği duymuş onu hiç anlamadım. Kasıtlı mı, değil mi çok merak ettim. Filmde ezan sesi vermek istiyorsa, ayakların uzanmadığı bir sahnede de verebilirdi. Neden illa ayakların uzandığı bir sahnede ezan efekti koymuş anlamadım ve taktım!
YASAL UYARI: İçeriğin kopyalanması yasaktır. İçerik, sadece gecce’ye link verilerek kullanılabilir.Bunun dışında kopyalayanlar hakkında kanuni işlem yapılacaktır.

Bunlarda ilginizi çekebilir: