BÜLENT ERSOY CEVAP VERDİ!

Kenan Erçetingöz

Bülent Ersoy'un falcısı başlıklı yazım üzerine önce bütün kibarlığıyla Bülent Hanım aradı ve konuya açıklık getirdi..

Bülent Ersoy, "Son günlerde beynen yorgun olduğum için algılamakta zorluk çekiyor olabilirim, beni aydınlatır mısınız, bu denize atılan altınları sonra balık adamlar mı topluyormuş?" dedi ve bir de kahkahayı patlattı ve şöyle devam etti;

"Tarih boyunca yerleri bilinen batıklar çok özel teknolojiye rağmen hala çıkarılamıyor da, bu denize atılan altınlar mı toplanıyor, anlamakta zorlanıyorum. Adı geçen Arzu Hanım benim 10 yıllık dostumdur. Falcı, büyücü falan da değildir. Profesör eşinden 2 sene önce ayrıldı, soyadı da Saraçoğlu değildir. Yeni bir evlilik yaptı. Bunlar çok yakışıksız ithamlar. Lütfen bu tip insanlara prim vermeyiniz. Ayrıca fal-büyü olayında cinlere altın atılmasını ilk defa duyuyorum. Benim bildiğim fal-büyü kağıda yazılır, yakılır vs. yapılırdı. Yeni cins fallar çıkmış haberimiz yok!.."

Falcı için İbo ne dedi?

"Bülent Ersoy'un falcısı" başlıklı yazıda adı geçen Arzu Hanım için Bülent Ersoy'dan sonra İbrahim Tatlıses de aradı ve aynen şunları söyledi:

"Arzu Hanım adam gibi adam derler ya öyle bir kadındır. Falcı veya büyücü falan değildir. Harbi dosttur. Paranın "P"siyle işi olmaz. En az bin kere görüştüm, benle hiçbir zaman para mevzusu olmamıştır. Çok duygusal ve merhametli bir insandır"

Bülent Ersoy'un ve İbrahim Tatlıses'in telefonlarının ardından konunun kahramanı olan Arzu Hanım da aradı ve şunları söyledi. Cevap hakkına duyduğum saygıdan dolayı aynen yayınlıyorum;

'Köşenizi ne yazık ki benim kızım okudu.. Eğitim alan bir kız çocuğum var ve çok büyük tepki gösterdi.. Ben de sizin bir aydın olduğunuzu ve bir gazeteci olduğunuzu, belki babasınız, bunu bilmiyorum o anlamda aradım..

Kenan Bey, Bülent Hanım'la 10 yıldır yan yana, can cana olduğum halde medyada yer almadım.. Çünkü ben ev hanımıyım.. Medyatik yönüm hiçbir zaman olmadı, olmasını da istemedim; çünkü hoşlanmıyorum.. Neden hoşlanmıyorum? Çünkü sanatkar değilim, tiyatrocu değilim, ben ev hanımıyım..

Sizden şunu rica ediyorum Kenan Bey, eğitim alan bir çocuğun annesi için bunların yazılması, söylenmesi ve bu çocuğun okulda nasıl bir psikoloji taşıyacağını düşünmenizi istiyorum..

Bülent Ersoy, Türkiye'nin en zeki, hatta zekası tartışılmaz derecede belki yanlış olur ama çok zeki bir kadın ve diğerleri de öyle.. Çünkü sanat camiasında olan insanlar zeki olmak zorunda, çabuk düşünmek zorunda..

Bu insanlar beyin özürlü mü Kenan Bey, Allah aşkına size soruyorum.. Hangi aklı başında zeki insan, diğer insana altın yedirir, altın verir veya altın attırır.. Bir kere bu söylenen mantığın almayacağı, fikrin almayacağı bir şey..

Dolayısıyla sizin en azından insanlara çıkışınızı, meydan okuyuşunuzu izliyorum televizyondan ve gizli bir hayranınızım.. Diyorum ki nasıl böyle sivrilebiliyor, nasıl karşısındaki hangi star olursa olsun cevabını veriyor.. Ama aynı şeyi halktan biri için de yapabilirsiniz.. Çünkü neden? Bunu önce kendi mantık süzgecinizden geçirirseniz, Bülent gibi, orada yazıyorsunuz diğer as sanatçıları..

Bunlar zeka özürlüsü mü ya, çok affedersiniz bunlar beyin özürlü olmalılar ki bana altın vermeliler, altınlarını sokaklara denizlere attırmalılar..

Sonra da balık adam tutup denizden toplama gibi saçma bir bölüm var..

Kenan Bey bırakın balık adamı, bir kere bu insanların çok aptal olması lazım ki altın alıp, bu altınları sokağa atsınlar ya da denize atsınlar.. Karşınızdaki insan hani dağdan iner, affedersiniz varoş kesimdir, böyle halk arasında büyücüler vardır, kandırır.. Onları çok çabuk tuzağa düşürürsünüz..

Bu kadar büyük as insanlardan ben altın istiyorum, altın atıyorum, onları kandırıyorum vs.. İnsanları bu şekilde kandırmak olası mıdır, mümkün müdür? Bu insanlar bu tuzağa düşer mi? Vehayut beni tanımıyorsunuz, kişiliğimi tanımıyorsunuz ben bu yapıda bir insan değilim..
Bunu yazan insan bir insan olamaz.. Çünkü bu insanlık dışı bir şey..

Neden olabilir bu sizce?

Belki kıskanan, biz de bir laf vardır kız isterken de böyle söylenilir, kişiyi kendinden bilmek lazım.. Dost sever, düşman kötüler.. Düşmana denk gelmişim.. Abuk, sabuk.. Ne kanunun, ne aklın, ne nizamın, ne psikolojinin almadığı altınla iş yapıldığı yazılmış..

Ben 30 yıldır Antalya'da yaşıyorum.. Antalya çevresi benim ne olduğumu, bizim ne olduğumuzu biliyor.. Gazetede çıkan haberlerin pek çoğunun yalan olduğunu biliniyor.. Bu da o şekilde düşünülecektir desem de bu çocuk daha 12 yaşında, arkadaşları da 12 yaşında. Belki buna inanacak bana büyücü diyecek, annen altın mı alıyor diyecek.. Bunlar tabii ki fark etmeden yetişen nesillerimize, ki benim çocuğum da toplumda yetişen bir bireydir, yara veriyor..

Kenan Bey, lütfen sözlerime inanın.. Böyle bir şey söz konusu olmadığı gibi böyle bir şeyin söz konusu olması için bütün as sanatçıların beyin özürlü olup gerçekten akıl ve mantıklarını yitirip böyle bir şeye yapmaları lazım..

Veya bir tanesi çıksın lütfen, hepsini tanıyorsunuz.. Desinler ki bize de böyle yaptırdı.. Numaramı gördünüz o zaman beni tekrar ararsınız..

Benim üzüntüm önemli değil.. İyi kötü bir şekilde yazıyorlar, zaman zaman duyuyorum; büyücü diyorlar, falcı diyorlar ama benim gibi eğitimli, bir profesörden ayrılmış, sözünü sohbetini bilen bir insanın büyücü olması mantıklı mı? O zaman kocamdan ayrılmazdım büyücü olsaydım ben..

Sebebi nedir peki bunun?

Bunun sebebi ne biliyor musunuz Kenan Bey.. Bir kere Bülent Hanım'la 10 yıldır yan yana olmam, Bülent Hanım'ın baş danışmanım diye beni lanse etmesi, az önce de söyledim, söyleyebilir insanlar, ne der: İnsanız toplum içindeyiz, sevenlerimiz var, sevmeyenlerimiz var, düşmanlarımız var, kıskananlar var.. Çamur at izi kalsın şeklinde düşünenler var.. Ben bunun açıklamasını yapamam ki.. Birisi neden çıkmış böyle bir şey yazmış..

Sadece bu değil ama gazetelerde de çıktı sizinle ilgili şeyler.. Falcı büyücü demek istemiyorum ama bu tip yanlış anlaşılmaya sevk edecek bir şeyler mi yapıyorsunuz?

İbrahim Bey'e, Seda Hanım'a hemen telefon açabilirsiniz.. Seda Hanım, İbrahim Bey, Arzu hanım sizden altın aldı mı, altın attırıyor mu diye sorun.. Bana bu insanın ismini verseniz dava edeceğim ama Kenan Bey bir meçhulden bahsediyorsunuz, neden ve niçin yapıldığını bilmiyorum.. Bilmediğim şeyi cevaplamam çok zor ama sizin affınıza sığınarak söylüyorum..

Siz çok inandığınız bir medyuma, psikologa ya da doktora gitseniz, adam size bana altın vereceksin derse verir misiniz, denize atacağım derse verir misiniz? Bülent Ersoy, İbrahim Tatlıses, Seda Sayan bunu yapar mı? Aptal mı bu insanlar Kenan Bey?

Altına takıldınız ama siz, altının dışında sanatçılarla görüşüp akıl mı veriyorsunuz..

Bülent Ersoy benim 10 senelik arkadaşım. Onun yakınında olmam, destek olmam demek falcı olmam demek mi?

Kesinlikle değil..

Siz hiç yakınınızdaki insanlarla fikir alışverişi yapmaz mısınız?

Tabii ki yaparım..

Örneğin ben sizinle yakın arkadaş olsaydım Kenan bey, böyle bir yazı çıkmış ne düşünüyorsun derdim..

Ben büyücü değilim, ben falcı değilim.. Antalya'da hiçbir insan çıkıp da diyemez bize büyü yaptı diye.. Bırakın Antalya'yı Türkiye'den bir insan çıkıp da diyemez.. Yaptı diyen bir kişiye rastlarsanız benim numaram sizde lütfen beni arayın..

Ve deyin ki 'Ya Arzu Hanım, sanat camiasının kıvırmasına alışığız da, siz halkım diyorsunuz, siz de mi kıvırıyorsunuz..'

Tekrar söylüyorum ben büyücü değilim..

Nesiniz?

Ben Bülent Ersoy'un arkadaşıyım.. Onun sayesinde mecliste sanatçılarla tanışmış birisiyim.. Belki yarın öbür gün sizinle de bir yerde karşılaşırız.. Bir bilim adamının eşi olup, ekonomik anlamda güçlü yaşayan bir insanın sanatçılarla tanışıp arkadaş olması çok enteresan değil ki.. Ben varoş kadını değilim, ben fakir değilim.. Ben herhangi birisi değilim ki.. Sanatçı bir kaç insanı tanımak insanın büyücü olması anlamına geliyor mu?

Tabii ki gelmiyor da sizde başka doğaüstü güçler mi var da bu sanatçılar sizinle beraber olmak istiyor..

Ben, benimle olmak isteyen sanatçıların da olduğuna inanmıyorum Kenan Bey.. İnanmıyorum..

Ben Bülent Hanım'ın sadece dostuyum, tıpkı Oya Hanım ve Saadet gibi..

Kenan Bey bu işlerden anladığım tek şey şu: Siz çok akıllı bir insansınız.. Aykırısınız.. Benim dıştan gördüğüm kadarıyla.. Çok cesur bir insansınız.. Benim anne olduğumu ve size doğruyu söylediğimi biliyor olmalısınız.. Düşünün 10 yıldır bir sürü şey yazılmış çizilmiş, hiç tepki vermemişim.. ama şimdi canım yanmış, sizi aramışım, kendi kız kardeşiniz gibi görüp değerlendirirseniz ve gözlerimde en ufak bir yalan yanlış olmadığını değerlendirirseniz çok mutlu olurum.."


YASAL UYARI: İçeriğin kopyalanması yasaktır. İçerik, sadece gecce’ye link verilerek kullanılabilir.Bunun dışında kopyalayanlar hakkında kanuni işlem yapılacaktır.

Bunlarda ilginizi çekebilir: