DİZİLERİN, TELEVOLE’DEN FARKI NE?

Kenan Erçetingöz

“Dizi sektörü muhteşem bir sektör oldu.. Oyuncu yetiştirme, kamera arkası ekip, mekanlar vs. İnanılmaz iş istihdamı sağlıyor. Yüzlerce oyuncu, kameraman, ışık, ses, asistan vs.. ve onların aileleri, o çevrelerdeki işletmeler, herkes dizi sektöründen nasipleniyor..

Tabii burada bir problem başlıyor.. Sektör çalışanlarının hakları? Ve tabi ki bence en büyük sorun, dizi senaryolarının reyting kavgası uğruna iyice ahlak sınırları dışına çıkması!”

diye yazmıştım bir önceki yazımda. Gelelim şimdi bu konunun detaylarına…

En sondan başlayalım isterseniz..

Mesela “Fatmagül'ün Suçu Ne?” dizisi.. Reyting rekorları kırıyor, yer yerinden oynuyor..

Neden?

Fatmagül adlı çoban kıza, 3 zengin, bir köylü çocuk tecavüz ediyor!

Bir tarafta hap, uyuşturucu ve alkol.. Zenginlik, milletvekili, dokunulmazlık, lüks ve vurdum duymaz bir yaşam..

Diğer tarafta yoksulluk, cahillik, kimsesizlik..

Tabii, paracı ve çıkarcı “teyze” unutulmamalı!

Milyonlarca insanın, özellikle genç kız ve erkeklerin izlediği bu tip dizilerde hap ve uyuşturucu artık açık açık gösteriliyor.. (Osman Sınav'ın dizisinde ise gay'leri yatakta gördük!)

Uyuşturucu ve alkolle gelen sapkınlıklar, ahlaksızlıklar, iğrençlikler de aynı titiz çalışma ile gerçekmiş gibi ekrana yansıtılıyor!

Aynı şeyler Aşk-ı Memnu'da da oldu, Yaprak Dökümü'nde de.. Hatta Yaprak Dökümü'nün Şevket'i (Caner Kurtaran) gerçekten uyuşturucu kullandığı için diziden uzaklaştırıldı.

Peki bu dizilerde yaşananların “günah keçisi” ilan edilen Televole magazin programlarından farkı ne?

Magazin programları da sosyete ve sanat dünyasında yaşananları gözler önüne seriyordu. Ailelere mesajlar veriyordu, ders çıkarılmasını sağlıyordu. Ama bir takım güçler Televoleleri bitirerek dizilerin önünü açtı. Reyting ve para iştahları kabarttı!

Asıl Televole bunlar; Fatmagül'ün Suçu Ne? Yaprak Dökümü, Aşk-I Memnu vs..

Televoleler gerçekti.. Gerçek yaşananları birebir aktarıyordu.. Bu diziler ise gerçekleri film gibi aktarıyor.. Hap, uyuşturucu, alkol, ensest ilişkiler, tecavüz, gay ilişkiler birebir yansıtılıyor.. Eleştiren olursa da “bunlar dizi canım, gerçekle karşılaştırmamak gerekir” deniliyor..

Oysa ülkemizde yaşanan gerçekler aynen bunlar..

Önemli olan reyting ve para için, teraziyi şaşmamak lazım. Yoldan çıkmamak lazım. Ara sıra da olsa ahlaklı olup, doğru mesajlar vermek lazım..

Hap, uyuşturucu, alkol, ensest, tecavüz, gay'ler.. Geriye ne kaldı?

Çok yakın bir zamanda türbanlı kızların da bu dizilerde boy göstereceğinden ve reyting uğruna entrikaların içine sokulacağından endişeleniyorum..

İnşallah yanılıyorumdur!

Bunlarda ilginizi çekebilir: