FORMULA 1'DE NELER OLDU?

Kenan Erçetingöz

Bir Formula'yı daha geride bıraktık.. Her geçen yıl azalan bir ilgiyle hem de.. İlk yıl muhteşem bir ilgi vardı. Hatta sayın başbakan bile gelmişti. Geçen sene sayın başbakan uğramadı. Bu sene 'gelecek' diye hazırlık yapılmış ama son dakikada yine gelmekten vazgeçmiş sayın başbakan!

İlk yıl yollar felçti. Geçen yıl biraz daha iyiydi. Dün ise bomboştu..

Seneye ne olacak Allah kerim? Formula'cılar da bu ilgisizliğin ve düşüşün farkında olacaklar ki, 'Formula 1' seneye Mayıs ayına alındı.

Bu sene güzellerin, manken kızlarımızın da ilgisi fazla yoktu. İlk iki sene kimi ararsanız herkes 'Formula 1'daydı ama bu sene 3-5 sosyetenin dışında ne bir manken gördüm, ne de bir ünlü!

Kaya Çilingiroğlu-Feraye ve kızı Zehra, Roberto Carlos (Felipe Massa'nın çok yakın arkadaşı), Işın Karaca, Mehmet Ali Erbil ve eşi, Pınar Altuğ-Yağmur Atacan ve Güzide Duran gördüklerimdi. Yani bu kadar az ünlü vardı dünyaca ünlü 'Formula'da!

Peki ne oldu bizim güzellere, mankenlere?

Bildiğim kadarıyla 'Formula 1'in ana sponsoru olan Petrol Ofisi paddock kartlarını geçen yıl olduğu gibi bedava göndermeyince kimse 3000 Euro olan paddock kartı almadı! Yani beleş olmayınca gelen olmadı!

Benim anlamadığım bizim kızlar, mankenler Formula'ya meraklıydı. 3000 Euro'ya paddock kartı alacak bir sevgilileride mi yok bu kızların! Vah zavallılar!

Hatta çoğu yeme-içme-gezme yazarı olan ve bununla övünen gazeteciler ve köşe yazarları da yoktu! Onlar bile davetiye bulamamışlardı belli ki! Ben sadece Güneri Civaoğlu'nu gördüm.. Başka da köşe yazarı görmedim..

Aslında Formula'nın 'zenginler kulübü' olarak bilinen Paddock bölümü çok daha iyi tanıtılmalıydı bence. Çünkü orası çok farklı bir ortam.. Üst düzey yöneticilerin, ünlülerin, iş adamlarının buluştuğu ve her türlü kaliteli yiyecek ve içeceğin bulunduğu bir bölüm. Yani Formula'nın en büyük zevki Paddock.

3000 Euro'nun içinde neler var neler?

Öncelikle çok özel bir şekilde karşılanıyorsunuz. Kolunuza bileklik takıldıktan sonra Formula Dergisi'yle birlikte kulak tıpacı veriyorlar ve bulunduğunuz bölümde isminize rezerve edilmiş masanıza geçiyorsunuz. Tabii öncesinde bar bölümünde takılıyor, şampanyayla güne başlıyorsunuz.

Butikten sevdiğiniz takımın kıyafet ve aksesuarlarını satın alabiliyor, simulatörde yarışabiliyorsunuz. Jazz ve soul orkestrasının eşliğinde barda takılıyor, isterseniz masaj yaptırabiliyorsunuz.

Size ayrılan bölümdeki masanıza geçince gurme şov başlıyor.. Hem de bir Türk'ün imzasıyla; Atilla Doğudan..

Tüm dünyadaki Formula'nın catering'ini Viyanalı Türk Atilla Doğudan yapıyor. Ama ne yapmak, ne yapmak! Bir tek kuş sütünün eksik olduğu açık büfede ne ararsanız var. Cordon rouge ve mumm şampanyalar su gibi akıyor ve hiç bitmiyor. Sınırsız yiyecek ve içecek mevcut Paddock'ta.. Şaraplar ise Sauvignon Blanc Sarafin ve Merlot Sarafin..

Tamamı yabancı kızlardan oluşan garsonların servis yaptığı yemekler muhteşem..

Pırasa, domates ve siyah zeytinli ıstakoz salatası.. Benim favorim olan dereotu sosu, patates püresi ve haşlanmış patlıcan ve kırmızı biberli biftek ve pirzola, safranlı patates ve soslu yaz sebzeleriyle birlikte ızgara limonlu balık.. Mascarpone ve parmesanlı ravioli.. Baharatlı, buharda pişmiş pilav ve salata ile tavuk sote.. Ve mangolu ve taze çileklerin olduğu tart.. Tabii ki peynir tabağı ve kuşkonmaz, imam bayıldı gibi zeytinyağlılardan oluşan başlangıçlar da mevcuttu.

Yedikçe yiyesiniz geliyor.. İnanılmaz lezzetli yemekler ve su gibi akan şampanyalar.. Bu arada isterseniz GP2 ve Porsche paddock'larına inip hem hazırlıkları izleyebiliyorsunuz, hem de pilotlarla tanışıp resim çektirebiliyorsunuz.

Bu arada tesadüfen biz Kaya-Feraye ve Zehra ile aynı masada oturduk.. Zehra muhteşem tatlı bir çocuk olmuş. Feraye ile inanılmaz anlaşıyor. Feraye çocuk olup Zehra ile bir arkadaş gibi ilgileniyordu. Allah mutluluklarını bozmasın çok iyi bir aile olmuşlar. Golf sporuna çok meraklı olan Kaya, Formula'ya da çok meraklı. Bir dakika yerinde durmadı ve sürekli trübünden izlemeye çalıştı.

Ben sadece start anını yaşamak istedim ve o ses beni büyüledi.. Sadece o start anındaki sesi duymak için bile Formula'ya gidilir.. Muhteşem bir şey.. Starttan sonra vızır vızır geçiyor arabalar.. Takip etmenin imkanı yok. O sebeple içeride plazmalardan takip ediyorsunuz yarışı..

Kaya Çilingiroğlu yarışın bitiminde geldi ve 'Felipe Massa kazandı.. Çok hızlıydılar bugün' dedi..







Massa dün akşam Reina'daydı.. Tabii ben de.. (Ne olacak bu kadar çalışmamın hali?).. Anne ve babası da vardı Massa'nın. F1 pilotlarından Lewis Hamilton'un da katıldığı eğlencede Roberto Carlos ve Lincoln da vatandaşlarının sevincine partiye katılarak ortak oldular.







Reina'ya ve boğaza hayran kalan, Dragon'da yemek yiyen Massa, İstanbul'un kendisine çok uğurlu geldiğini, boğaza ve Reina'ya hayran kaldığını belirterek boğazda ev alacağını açıkladı..







Dünyanın en büyük organizasyonlarından biri olan Formula 2007'de bitti ve gitti. Aslında inanılmaz bir pazar.. İnanılmaz paralar dönüyor.. Türk insanı yan sanayi olarak çok kazanıyor.. Aslında Formula çok daha iyi değerlendirilebilir ve ülkemiz için çok daha iyi tanıtım ve gelir aracı olabilir.. İnşallah seneye..





YASAL UYARI: İçeriğin kopyalanması yasaktır. İçerik, sadece gecce’ye link verilerek kullanılabilir.Bunun dışında kopyalayanlar hakkında kanuni işlem yapılacaktır.

Bunlarda ilginizi çekebilir: