KAYA, HERKESTEN ÖZÜR DİLEDİ..

Kenan Erçetingöz

Sabah sabah Kaya (Çilingiroğlu) aradı.. Çok dertliydi, çok uzun konuştuk.. Derdi, kendisine tecavüz iddiasını atan Q kızı Reyhan Gökdeniz değil, basının tutumu.. ‘Belli ki burada oyuna gelmişim ama basın bu kıza çok prim verdi, reklamını yaptı’ dedi.. Aslında daha çok şey dedi de, yazmamak kaydıyla..

Sadece bir iki küçük detayla, olayın özünü anlatmaya ve sözümü tutmaya çalışacağım.. Hülya ile arası tahmin ediyorum, Bosna Hersek gibi.. O da henüz birşey bilmiyor ve bekliyor.. Yaptığı işin farkında ve hakkında verilecek hükmü bekliyor.. Herşeye razı ve çok pişman.. Pişmanlığı sadece böyle bir kadını, ailesininde içinde bulunduğu olaylar zincirine karıştırdığı için pişman.. Ama artık ne dese boş, ne yapsa boş.. Olan olmuş, biten bitmiş.. O da farkında..

Sadece şunu gerçekten, kalpten söyledi; ‘Sadece Türk halkından ve ailemden, Hülya’dan ve kızımdan özür diliyorum’ dedi.. Boğazım düğümlendi..

Dünkü yazımda da belirtmiştim. Şu anda Kaya’nın olduğu durumda olmak, o duyguları yaşamak inanılmaz zor.. Her erkeğin başına gelebilecek bir basiret bağlanma işi..

Karınla aran bozuk, sürekli adın dedikodularla anılmış, moral sıfır, ne yapacağını bilemez bir haldeyken, bir anda telefonla gelen bir ev daveti! Akla girdi mi çıkmaz bir kere.. O eve gidilecek ve gidilecek işte.. O an, sonu düşünülmez, sadece olay gerçekleştirilir.. Saldım bayıra, mevlam kayıra.. Ya da, ya Allah desturbismillah.. Ne bileyim, inceldiği yerden kopsun gibi birşey.. Kız çıkıp da bana tecavüz etti demiyecek ya.. Evine çağırdı, gittim.. Bir kereden birşey olmaz işte.. Hay allah nereden gittim o eve? Bin kere düşünsem yapmayacağım bir hataya nasıl düştüm, inanamıyorum, inanmıyorum.. Aman Allah’ım ben ne yaptım?

Şimdi bir de Hülya Avşar cephesi var.. Bugüne kadar herşeye göğüs gerdi, direndi, kocasını savundu ama ya şimdi? Q kızı için ben birşey demeyeceğim ama Pazar Keyfi’nde ne olduğunu gördük zaten! Böyle bir kız için yuvamı yıkmaya değer mi? Değer mi be Kaya? Beni ne hallere soktun, hiç utanmadın mı be Kaya? Ben şimdi ne yapacağım.. Kadınlık gururum, onurum, çocuğum bir tarafta, sen ve o kız bir tarafta.. Ben şimdi ne yapacağım Kaya.. Uğruna direndiğim, ailem ailem diye feryat ettiğim, çocuğumun babasız büyümemesi için direndiğim bütün değerlere ne oldu?

Şimdi susuyorsun Kaya.. Sorumluluğu, işin vebalini bana bırakıyorsun.. Benim için çok zor bir karar.. Aşağı tükürsem sakal, yukarı tükürsem bıyık.. Ben şimdi ne yapacağım Kaya?

Tabii, şöyle de olabailir.. Zaman herşeyin ilacıdır.. Bunlar çabuk unutulur, gider.. Kaya, bu olaydan çok büyük dersler aldı.. Belki de daha önce alması gereken dersleri bu kez gerçekten tattı ve biryerleri acıdı.. O acıyı, yüreğinde hissetti. Ne bileyim, mucize belki ama Hülya bu konularda hiç yorum yapmadan yuvasını devam ettirebilir, susabilir.. Bir gün, iki gün, bir hafta, iki hafta basın yazmaya devam edebilir.. Bilemiyorum, karar Hülya’nın.. Ben sadece yorum yaptım ve Kaya’nın Türk halkından, Hülya’dan, ailesinden, kızı Zehra’dan özür dilediğini yazdım.. Belki bir gün Zehra babasının özrünü gecce.com’da okur ve anlar diye..
YASAL UYARI: İçeriğin kopyalanması yasaktır. İçerik, sadece gecce’ye link verilerek kullanılabilir.Bunun dışında kopyalayanlar hakkında kanuni işlem yapılacaktır.

Bunlarda ilginizi çekebilir: