KAYA NE DEMEK İSTEDİ?

Kenan Erçetingöz

Ayşe Arman'ın Kaya Çilingiroğlu ile yaptığı röportajın kodlarını çözdüm. Okuyun, bakın aslında Kaya neler söylemek istemiş!


Ayşe Arman'ın daha önce Kaya Çilingiroğlu ile ilgili yazdıklarına, yerden yere vurmasına ve Kaya Çilingiroğlu'nun ona yazdığı ağır cevaba hiç değinmeyeceğim. Bu camiada her şey olabilir, racon böyle.. Kötü yazacaksın, adam olacaksın!

Dün sevgili Ayşe Arman'ın Kaya Çilingiroğlu ile yaptığı röportajı okuyunca aklıma bazı sorular takıldı. Yani Kaya, bir diplomat niteliğinde ilginç cevaplar vermiş, çok ince detaylara dokunmuş ama anlayana.. Mesela, 'Hülya için bela diyemem ama mükafat olduğu tartışılır'.. Ne demek şimdi bu? Mesela, 'Hülya beni sonunda eli bilmem neresinde bir erkek konumuna itti'.. 'Aşk-maşk hissetmiyoruz dedi, o zaman da bugünlere geliyorsun', 'Hülya başka bir şeyi tercih etti, 'Gelirken atayım çuvala dedi. Ama çuvala atarken bazı şeyleri kaçırıyor. İki tamamen farklı hayat, arızalar oluyor', 'Karımı kafa olarak hiç aldatmadım', 'Nikah memuru bana 'sadece iyi günde, kötü günde' dedi, 'başka biriyle yatmayacaksın' demedi'..

Hülya Avşar gibi bir kadınla evli olunca, sizde ister istemez böyle enteresan cevaplar ve cümleler bulabiliyorsunuz. Aslında çok şey anlatmak istiyorsunuz ama ünlü olan eşinizi toplum önünde küçük düşürmekten korktuğunuz için, böyle filozof gibi konuşuyorsunuz.

İşte o röportajın gizli kodlarının deşifresi:

'Bela diyemem ama mükafat olduğu da tartışılır.'
Yani içi beni yakar, dışı seni.. Evet güzel, ünlü, seksi, zengin, çocuğumun anası ama.. Eşim gibi değil.. Onun eşi, işi.. Tercih ettiği yoğun tempo, hırs, hep birinci olma mücadelesi daha ağır bastı. Evin erkeği hep o oldu. Bu yük bana ağır geldi, ezildim ama sesimi çıkarmadım. Aslında ben haklıydım ama konuşmadım. Ben de başka bir şekilde gösterdim tercihimi, başka 'hülya'lara daldım..

'Zehra ile evcilik oynayamam ki.'
Kaya hep erkek çocuk istiyordu. Zehra'yı da çok seviyor ama erkek olsaydı ona daha çok vakit ayıracaktı, hep ilgilenecek ve zamanını çapkınlıkla değil, erkek çocuğuyla top oynayarak geçirecekti. Zehra sürekli barbi ve evcilik oynamak istediği için sıkıldı. Zaten çok yoğun olan Hülya Avşar da eve geç geldiği ve aynı evi paylaşmalarına rağmen fazla görüşemedikleri için kendini dışarıya attı. Gece gezmelerine ağırlık verdi.

'O zamanda bugünlere geliyorsun.'
Hülya Avşar'ın sürekli, 'Erkekler aldatır, ben aldatılan kadınım, aşk-maşk bitti' demesi, Kaya Çilingiroğlu'nu yıprattı. 'Bu da yapılır mı? Bula bula bu kızı mı buldun?' eleştirlerinin altında aslında Hülya Avşar'ın her röportajında sürekli çekinmeden söylediği, benim de ısrarla üzerinde durduğum ve defalarca yazdığım konu var: 'Kaya aldatır, ben aldatılan kadınım. Her erkek aldatır, biz artık birbirimize aşk-maşk hissetmiyoruz' sözleri yatıyor. Kaya'yı bugünlere, Q kızlarına Hülya'nın bu tutumu getirdi aslında.

'Hülya başka bir şeyi tercih etti.'
Başka bir gerçek ve çok önemli nokta ise şu: Hülya'nın gelecek korkusu, 'gelirken atayım çuvala' mantığı, sürekli çalışması, eviyle, eşiyle fazla ilgilenmemesi, işinin her zaman ön planda olması, bunları yaparsa piyasadan silenecek korkusu (Sibel Can örneği), kazançlarını kaybetme korkusu, Avşar-Çilingiroğlu ailesini bu durumlara getirdi. Yani Hülya Avşar daha az çalışsaydı, daha fazla eviyle, kocasıyla ilgilenseydi, 'bu kadar şan, şöhret yeter' deseydi böyle olmazdı. Ama o zaman da Sibel Can olurdu. 'Hülya başka bir şeyi tercih etti' demek, bu demek.

'Sanat camiasında bu kadar ünlü, başarılı biriyle evli kalan varsa çıksın.'
Kaya Çilingiroğlu böyle demiş. Aslında var tabii ama Televole sanatçıları değiller. Kaya, bu sözleriyle Hakan Ural-Sibel Can evliliğini anlatmak istiyor... Aslında yürütmeye çalışıyorlar, yürüdükçe daha çok yıprandığını görüyorlar ama ayrılmıyorlar. Tabii şimdilik kaydıyla..

'Kaya gibi yaşasam işimi yapamam.'
Kaya Çilingiroğlu, Hülya Avşar ile baş başa hiç tatile çıkmamış. Sürekli söylemesine rağmen Hülya gelmiyormuş. Bu durum oğlak erkeğini delirtir. Aslında her erkeği delirtir. Kocana, işini bahane edip sürekli tek başına çıkmasına izin verirsen olacaklara da katlanırsın. Erkek bir gün sabreder, iki gün sabreder, sonra.. Sonrası malum.. Q kızı Reyhan olur işte.. Buna zemin hazırlayan kadın suçludur ama suçlanan hep erkek olmuştur.

'Karımı kafa olarak hiç aldatmadım.'
Dışlanan, evde huzur bulamayan, eve gelince eşini göremeyen, paylaşacak bir şeyleri kalmayan erkek bir kere yoldan çıkıp da yakalanmazsa, kendini karısını aldatmadığına inandırır. Kafa olarak aldatmadığını varsayar, yakalanacağı günde bunları cevap olarak vereceğini düşünür. Gecelik ilişkileri aldatmaktan saymaz. Doğanın kanunu olan spermlerini dışarıya atma ihtiyacını karşıladığını varsayar.

'Ne yaptım, Hülya'yı sırtından mı bıçakladım?'
Yaklanıp, tekrar tekrar affedilmelerden sonra erkek artık bu konularda filozof kesilir. 'Aldatma benim için izafı kavram' demeye başlar, 'Neye göre, kime göre aldatma' gibi konuşur. Yani, karım zaten her röportajında, 'Kaya beni aldatır, her erkek aldatır' diyor.. 'Ben onu satmadım ki' der.. 'Aldatmayı ötekini (Hülya'yı) aldatmak olarak görmüyorum ki. Ne yaptım, sırtından mı bıçakladım, parasını mı çaldım' der, 'Nikah memuru bana sadece iyi günde-kötü günde' dedi, 'Başka bir kadınla yatacak mısın?' diye sormadı' der, saçmalar. Çünkü yapacak başka bir şeyi yoktur. Kendisini bu durumlara eşinin getirdiğini bildiği için söyler bunları. Yani beni böyle sen yaptın, ben ne yapayım mantığı..

'Bu islerin çıkışı gibi inişi de var. En fazla o zarar görecek. Bir önlem alması lazım.'
Evet, bu cümleyi de Kaya Çilingiroğlu, kavgalı olduğu bir sanatçı için değil, eşi olan sanatçı Hülya Avşar için söylüyor. 'Yani bir gün tepetaklak olursun ve yanında kimse olmaz' diyor.. 'Şimdi çok büyük, çok yüce, her şeyi ben yaptım havasında olabilirsin ve şimdi sana bazı akıl hocaları ders veriyor olabilir ama çıktığın yokuşu inerken ne olacak?' diyor.. 'O zaman kim seninle olacak?' Yani, 'Çok ararsın beni' demek istiyor..

'Kadın affeder ama.'
Belki çocuk için, belki toplumdaki saygınlığının devamı için, belki zaman kazanmak için affeder.. Affettiğini gösterir, fakat artık cinsel ilişki bitmiştir. Kendini çok kötü, çirkin bir hemcinsiyle aldatan kocasıyla artık yatmaz, yatmak istemez. Tenini elleyemez, ellemez. O kabus gecesinin kokusu, başka kadının kokusu gelir burnuna, iter, uzaklaşır.. Zaman ister, darılır. Ama bir daha hiç birşey ilk günkü, eskisi gibi olmaz.
YASAL UYARI: İçeriğin kopyalanması yasaktır. İçerik, sadece gecce’ye link verilerek kullanılabilir.Bunun dışında kopyalayanlar hakkında kanuni işlem yapılacaktır.

Bunlarda ilginizi çekebilir: