RIDERS’DA KAFA SALLAMAK!

Kenan Erçetingöz

Alaçatı’nın vazgeçilmezi Sea Side’a gitmeden, Sea Side’dan bahsetmeden olmaz.

15 yıldır aynı kalite ve güzelikte devam eden Sea Side.. Her zamanki gibi yine harikaydı, çok güzeldi, nefisti..

Denizin içindeki ahşap lojalarında oturmak, dalgaların üstüne sandalye atmak, çıplak ayakla suya basarken buz gibi bira içmek, dostlarla sohbet etmek çok keyifliydi.


15 yıl dile kolay.. Bir mekanın 15 yıl devam etmesi çok zordur ama sevgili Altuğ Pakel, 15 yıldır hiçbirşeyden ödün vermeden dört dörtlük bir mekan yarattı..

Alaçatı’nın simgesi oldu, müthiş konserler ve muhteşem organizasyonlara ev sahipliği yaptı.

Anladınız değil mi? Sanki veda yazısı gibi oldu, çok üzücü ama Sea Side seneye yok, kapanıyor..


Mekanın bulunduğu koy, Mehmet Ali Yılmaz’a ait ve maalesef bu sene otel için izin almış Mehmet Ali Bey.. 15 yıl sonra, “hadi bakalım çocuklar buraya kadar, teşekkürler” demiş..

Altuğ Pakel üzgün.. Ara sıra gözleri dalıp gidiyor, geçmişi düşünüyor.. Ama bir eser yarattığının farkında.. Hepimiz farkındayız tabii..

15 yıl Alaçatı’ya çok güzel bir mekan kazandırdığın için teşekkürler Altuğ.. Sen daha çok yeni yerler, yeni güzellikler yaratırsın üzülme..

Alaçatı neymiş de haberimiz yokmuş..

Gecce oldu, hava karardı, neredeyse sabah olacak, “hadi diskoya gidiyoruz” dediler.


“Bu saatte hangi disko açıktır kardeşim, delirdiniz mi?” dedim ama dere tepe düz gittik, toprak yoldan dağları bayırları aştık ve “Riders” diye bir kulübe geldik.

Dağ-bayır aşarken, “burası da doluysa pes ediyorum” dedim ama gözlerime inanamadım. İpini koparan, pardon kapanan mekanlardan kaçan herkes Reiders’e gelmiş. Tabii bende ipi koparmış oldum!


Sabahın 05.00’inde, dağın başındaki bir kulüp bu kadar nasıl dolabilir, nasıl olabilir?

Ben bu şoku yaşarken mekanın sahibi, eski dostumuz Funda Kınay çıkmaz mı?

“Kenan Na’ber?” demez mi?


Hayda, “nerden buldun burayı, nasıl düşündün, nasıl bu kadar doldurdun Funda?” dedim, meğerse orası aslında beaach olarak başlamış, kulüp talebi olunca da patlama yapmış.

Çeşme ve Alaçatı’daki mekanların hepsi 03.00 de kapanıyor ve herkes, kuş uçmaz kervan geçmez dağ başındaki Riders’da buluşuyor, sabaha kadar kafa sallıyor..

Hayatın giderek hızlandığı, mesafelerin kısaldığı, daha çok tüketimin doyumsuzluklarımıza tek çare olarak sunulduğu günümüzde, alternatifler az ve öz olsa da ortaya çıkmaya devam ediyor.

24 saat uyumayan şehirlere alternatif olarak ortaya atılan Citta Slow gibi akımlardan birisinin oluştuğu mekan burası..

Aklınızda olsun.. Karınızla, sevgilinizle kavga ederseniz, sabaha karşı kafa sallamak isterseniz Riders’a gidin.

Ama ben bir daha gündüz beach’ine gitmek istiyorum. Resimlerine baktım ve Riders Beach’e bayıldım.

Tüm günü tembel bir tempoda geçirebileceğim, dostlarımla güneşi batırabileceğim keyifli bir yer.

Belki oralarda bir yerlerde görüşürüz..

Ben bugün Miami’ye gidiyorum, Kıbrıs Cratos, Bodrum ve Çeşme-Alaçatı defterini şimdilik kapatıyorum..

Kendinize iyi bakın, beni biraz özleyin.. Dönüşte Miami dedikodularıyla karşınızda olacağım..

PS. Alaçatı yazılarım için aşağıdaki linkleri tıklayabilirsiniz..

Alaçatı'da Picasso'nun Sofrası

7800'deki Arda Turan

Uğur Boralı dövmediler

Bunlarda ilginizi çekebilir: