SOSYETİK AVİZELER!

Kenan Erçetingöz

İstanbul'dan Eva Herzigova geçti. Chopard'ın davetlisi olarak İstanbul'a gelen ünlü manken Eva Herzigova'nın da katıldığı davet dün gecce Margaux'da yapıldı. Saat 22.00 civarı başlayan davete İstanbul'un en şık kadınları katıldı. Tüm sosyetikler, mücevher konusunda birbirlerini geçebilmek ve en şık olabilmek için yarıştılar. Sanki gecce o satte bankaları açtırıp, kasalarında ne kadar kolye, küpe, saat, bilezik varsa tepeden tırnaklarına kadar takıp takıştırmışlar. Margaux'daki davet manzarası muhteşemdi. Takı yarışına giren Türk sosyetikler "avize bayanlar" gibi ortalıkta dolaşıyordu.

Eva Herzigova, 23.00 civarı Margaux'a geldi. Eva ile birlikte Fransız ve Türk mankenlerde vardı. Türk mankenler Cansu Dere, Cansu Sükan ve Sema Şimşek'ti.. Eva her zaman olduğu gibi süperstar gibiydi. Gerçekten farkını belli etti. Davet, önce ellerinde lazer ışıklar olan erkeklerin gösterisiyle başladı. Lazer ışıklar Türk sosyetesinin "avize bayanları"nın tüm mücevherlerini aydınlattı. Lazer ışıklar üzerlerine çevrildikçe "avize bayanlar" ışıltıdan göz kamaştırıyordu. Davetin en şık bayanı Aylin Tahincioğlu'ydu. Gözler Mermerci kardeşleri aradı ama nedense her davette olan Mermerci kardeşler bu muhteşem davete gelmemişlerdi!

Lazerli erkeklerin gösterisinden sonra Eva Herzigova çıktı küçük podyumcuğa. İstanbul'un en şık restoranı olan Margaux'da 4-5 tane küçük podyum hazırlanmıştı. Her şey çok güzel düşünülmüştü. Dilek Hanifi'nin kıyafetleri olağanüstü güzeldi.

Chopard ve Eva Herzigovali Margaux daveti çok pozitif ve çok şıktı. 01.00 gibi Eva, Margaux'dan odasına çıkmak için asansöre bindi ama üzerindeki 1,5 milyon dolarlık mücevherle yanlışlıkla kalorifer dairesine indi! Ne olduğunu anlayamayan Bodyguardlar Eva'yı arayıp buldu ve odasına götürdü. Gecceyi organize edenler Eva Herzigova'yı Şamdan gecce kulübüne götürmek istediler ama Eva, yorgun olduğunu söyleyerek daveti nazikçe reddetti ama öğrendiğime göre sevgilisiyle kavgalı olduğu için gitmek istememiş.

Bu arada Margaux'daki Eva Herzigova'lı davete basın alınmadı. Chopard yetkilileri kendileri çekim yaptılar ve basına kendileri dağıtacaklar.

Eva ile birara konuştuğumda, "I love Istanbul" dedi ve seneye yazın gelip tekneyle çıkmak istediğini belirtti. Teknesi olan hayırsever Türk evlatlarına duyurulur..

Nişantaşı Bresseria

Bir gün önce öğlen randevum için Nişantaşı Bresseria'yı tercih ettim. Bu mekanda ilk defa içeride yemek yeme fırsatım oldu. Öncelikle şunu itiraf etmeliyim ki, İstanbul'da böyle yüksek tavanlı ve Nişantaşı'nın tam göbeğinde olan başka bir mekan yok. Ambiyans gerçekten çok güzel, dekor harika, eski dostumuz Ayşem Saraçoğlu çok ilgiliydi.

Dostum mantı aldı ama esmer mantı geldiği için sevmedi. Ben enginar kalpli salata tercih ettim, çok güzeldi. Daha sonra ise penne istedim ve beğendim. Nişantaşı Bresseria'da kendimi Londra Harrald's ta hissettim. Keyiflendim. Herhalde öğlen mönüsü olduğu için seçenekleri az buldum. Sanırım akşam mönüsü daha zengindir ama görme imkanım olmadı.

Biz içeride otururken, dışarıda, buz gibi havada iki yaşlı insan oturup kahve içiyorlardı. Bu manzara karşısında anne ve babamı düşündüm. En kısa zamanda onları da İzmir'den getirip Bresseria'ye getireceğim. Yaşlı karı-koca (herhalde öyle) o kadar güzeldiler, o kadar içtendiler ki, soğuk hava umurlarında bile değildi. Nişantaşı'nı dolaşırken, içeriyi rahatsız etmeden gelip dışarıda oturmuşlar ve kahve içiyorlardı. Bayılıyorum böyle insanlara.. İnşallah bizde yaşlanınca böyle oluruz..
YASAL UYARI: İçeriğin kopyalanması yasaktır. İçerik, sadece gecce’ye link verilerek kullanılabilir.Bunun dışında kopyalayanlar hakkında kanuni işlem yapılacaktır.

Bunlarda ilginizi çekebilir: