Londra Moda Haftası'nın bıraktığı izler

Modanın hiç bu kadar hızlı tüketilebilir olduğu bir dönem daha görmedik sanıyorum. Moda tasarımcıları da bundan muzdarip olacak ki, ‘Fast Fashion’ diye bir olgu ile karşımıza çıktılar... Bu olgu ise modanın her alanına etki etmeyi başarıyor...

MS. Fashıon

Tasarımcılar; fark yaratmak, diğerlerinden ayrılmak, hızla tüketilse de iz bırakmaya çalışmak adına büyük bir yarış içindeler... Modayı eskisinden daha komplike hale getiren unsurlar sadece sezon sayısındaki artış değil elbette. Yakın geçmişi hatırlayın: Pre-Fall, Pre- Spring ya da Resort gibi dönemler yoktu. Şimdiyse henüz yaşayamadığımız sezonun modasının üzerine hemen yenilerinin geldiği bir dönemi yaşıyoruz... Kafalar karışık, adaptasyon zor...

New York Moda Haftası'nı daha sindirememişken, ara vermeden Londra Moda haftası'na adapte olmaya çalıştık, inanın çok kolay olmadı... İşte sizler için bir Londra Fashion Week değerlendirmesi...

TOM FORD: SEKSİ ve EĞLENCELİ


Tom Ford beni kah 90'lara, kah 70'lere götürdü... Yine şahsımı darmaduman etmeyi başardı. Platform ayakkabılara bir türlü adapte olamayan ben, kombinlerdeki kusursuzluktan olacak platformları bile sevimli buldum diyebilirim. Metalik, pembe, yeşil çiçekli siyah fonlu İspanyol paçalara bayıldım. Siz de eğer Gucci'nin Tom Ford imzalı koleksiyonlarını unutmayanlardansanız, bu tasarımlarla onları birlikte bir gözünüzün önüne getirin derim...

BURBERRY: SIRA DIŞI VE GARİP


Defilenin sonuna kadar Burberry'nin o klasik desenlerini görmeyi bekledim. Defilenin sonu geldi ama Burberry çizgisinde hiç bir tasarım göremedim. Minik bir hayal kırıklığı yaşadığımı söyleyebilirim. Burberry Koleksiyonu’nda böceğin büyük etkisini hissetmemek imkansızdı. Podyumdaki halının üzerinde kocaman harflerle “Insect” (Böcek) yazısı ve kocaman bir böcek bulunuyordu. Her ne kadar Kate Moss, Cara Delevingne gibi “Hadi eğlenelim!” tarzı mankenler, aktris Naomie Harris ve fotoğrafçı Mario Testino gibi önemli isimler defileye gelmiş olsalar da Burberry defilesi sadece seyirciler izlesin diye yapılmış bir defile değildi. Christopher bize böcekleri sevimli halde göstermeyi başardı, tebrikler...

CHRISTOPHER KANE: HANIM HANIMCIK


Halatlar ve boynuzlar dışında kesinlikle Christopher Kane, cinselliğin ön plana çıktığı, seksi tasarımlarının ötesinde hanım hanımcık tasarımlarla karşımıza çıktı. Parlak kumaşlarda, dar parıltılı bir halat ipinin zekice yerleştirildiği biçimli elbiseler aklımı başımdan aldı diyebilirim. Ön sırada oturan Salma Hayek'in de bu elbiseyi onaylar bakışları gözümden kaçmadı...

ERDEM: BOTANİK AŞKI


Erdem'in koleksiyonunda her şey tazeliğe gönderme yapıyor... Podyumdaki yeşil çalılıklar oldukça dikkat çekici idi, baskılı eteklerin bel kısımlarına aşağıya doğru dökülen bitkiler elbiselere kesinlikle harika bir 3 boyutlu etki kazandırmıştı. eklenerek üç boyutlu etkiler katılmıştı. Diğer olağandışı kıyafetler arasında, adeta bir çayıra benzeyen cam yeşili tüylü ceket, ya da daha şiirsel olarak, bir kış bahçesi penceresinden görünen yeşilliklerin olduğu elbise vardı. Sıra dışı ama bence oldukça kararında ve başarılı idi...

STELLA MCCARTNEY: YEŞİL HALI MEYDAN OKUMASI


Göz alıcı kıyafetleri içerisinde güzel genç kadınlar, kütüphanede sanatçılar onları çizerken poz veriyorlar. Defilenin geri kalan 13 look'u da geçici bir sahnenin üzerinde sergilendi. Bu defile, Londra Kraliyet Enstitüsünün modada sürdürülebilirlikle ilgili yaptığı defilelerden biriydi ve Stella da “Yeşil Halı Meydan Okuması” için kendi etik bakışını ortaya koydu. Livia Firth’ün Eco-Age organizasyonu, ilk kez bir tasarımcıdan en yüksek çevreci standartları kullanarak geri dönüştürülebilir veya sürdürülebilir materyallerden bir koleksiyon hazırlamasını istedi. Stella; kullandığı kumaşların kendi stüdyosundaki kumaşlardan geri dönüştürüldüğünü belirtiyor. Oysa, bazı modaevleri ayrıcalıklı olmaya devam etmek için üretim fazlası kumaşlarını yakıyor veya çöpe atıyor.

MARY KATRANTZOU: DÜNYANIN DOĞUŞU


Volkanik kıvılcımlarla başlayan defile, diğer koleksiyonlardaki tarzından oldukça farklıydı. Kıtalar ve okyanuslarda kendini gösteren tarih öncesi çağlar, korselere eklenmiş deniz canlıları, deniz yılanları ve mitolojik balıklar olarak şekillendirilen mücevherler, sarf edilen olağanüstü işçiliği yansıtarak çok yoğun bir atmosfer yaratıyordu. Defile, hem renk hem de doku ve kumaş bazında dünyanın doğuşuna şahitlik eden izleyicilerden büyük alkış aldı. Asıl koleksiyonun kusursuzluğunu sağlayan modern çizgilerin böylesine muhteşem bir şekilde tarih ile bağlantısının kurulması idi. Koleksiyonda, Mary’nin cesaretine ve “ Modern modanın kıyılarına ulaşmak için dalgaların üstünde gitmelisin” inanışına övgü mahiyetinde bir şiirsellik vardı.

HAKAN YILDIRIM: RENK PATLAMALARI


İlhamını insanların birbirleriyle ilişkilerinden alan H by Hakaan Yıldırım koleksiyonu, insanlar ve hayvanların doğadaki ilişkisine gönderme yapıyor. Yeni H by Hakaan Yıldırım İlkbahar / Yaz 15 koleksiyonu insanların ve hayvanların bir arada yaşadıkları doğaya ithafen hazırlanmış. Sarılar, yeşiller, kırmızı ve oranjlar, siyah ve beyazlar, içimizdeki pozitif duyguları tetikledi. Saç aksesuarlarını kullanmak cesaret isteyecek gibi görünse de, arı peteklerinden ilham alan structured formlar, printlerve örme jakarlar kusursuz... El işçiliğini ise kesinlikle ayakta alkışlamak lazım...

Sırada ne mi var? Tabii ki İtalya Moda Haftası... Saatler sonra tüm gözler İtalya'da olacak... Takipte kalın...
Haftanın Sözü: “Zarafeti unutmadan giyinmek gerektiğini bilmeyen?” Yves Saint Laurent

Bengü Arslan
http://www.benguarslan.com
instagram.com/benguarslan

Bunlarda ilginizi çekebilir: