Etiler’in son gözdesi: The Galliard

Sevgililer gününe sadece bir gün kaldı. Ve ben gene şahane bir mönü ve mekan keşfettim. Hala özel ve kaliteli bir restoran arayanlar, bu yazımı sakın kaçırmayın. “The Galliard”, Etiler’in yeni göz bebeği. Mekanın atmosferi ve özellikle de mönüsü ile yıkılıyor. Girişteki bar ise çok keyifli, bu oval tasarımlı masa ile sosyal bir alan yaratmayı başarmışlar.

MS. GURME


Yemek mönüsüne zaten birazdan geleceğim ama ilk dikkatimi çeken şarap menüsündeki çeşitlilik oluyor. Farklı iklimlerden, farklı coğrafyalardan inanılmaz seçimler yapılmış. Bu özenli seçimler işletmenin danışmanı Muhittin Ülkü’ye ait. Fransa, İspanya, İtalya, Amerika, Şili, Arjantin, Avustralya ve Yeni Zelanda’dan şaraplar bulmak mümkün. İşin en güzel tarafı da 45 adet farklı ithal şarabı kadeh olarak alabilmek. Başka restoranlarda zaten bu kadar çok çeşit bulmak bir yana, şişe açmadan kadeh olarak bu kadar çok özel alternatif sunulmaz. O yüzden şarap severlere de özellikle tavsiye ediyorum. Mesela sizin için beyaz ve kırmızı seçimlerim; Sauvignon Blanc, Nobilo, Marlborough, 2011, Chardonnay, The Stump Jump Lighty Wood, D’Arenberg, McLaren Vale, 2009 ve Merlot/Cabernet Sauvignon, Sacha Lichine, Langeudoc Rousillon, 2008 oldu. Kadeh olarak bu çok özel tatları deneme fırsatı bulabilirsiniz.

Mekanın sahibi ve aynı zamanda işletmecisi Ahmet Uras eğitim ve bilgi birikimini en güzel şekilde yansıtmış restoranın ruhuna. Mutfak Sanatları Akademisi’nde profesyonel mekan işletmeciliği, yarı profesyonel aşçılık ve pastacılık eğitiminin yanı sıra şarap tadım barista kurslarını da tamamlayan Uras, mekanda Batı Akdeniz mutfağını en iyi şekilde misafirlerine sunmak istediğinin altını çiziyor. Çok titiz ve mükemmeliyetçi, ağırlayacağı misafirine de her şeyin en mükemmel şekilde sunulup servis edilmesi için çok özenli bir ekiple çalışıyor.


Başlangıç olarak mönüde en beğenilen tabaklardan birini tatmak istiyorum. Fransa’ya uzanıp “Dana İlik”’i (29TL) denemeye karar veriyorum. Dakika 1: sunumu, servisi ile fark yaratıyor. Kemiğinden sizin için garsonunuz bu nefis tadı sıyırarak servis ediyor tabağınıza. Aslında ağır bir tat olmasına rağmen karamelize arpacık soğan marmeladı ile bu tat inanılmaz bir yere gelmiş. Baharatlı çıtır ekmeğin üzerine sürülerek afiyetle yeniyor.




Bu kadar özenli servisten bahsettikten sonra mönünün ana yemekleri arasında en özel lezzetlerden “Kaz”’ı denemeye karar veriyorum. Öyle kaz eti deyip geçmeyelim lütfen, bu kaz sizin için taa Kars’tan geliyor ve tam 6 saat fırınlanıyor. Daha sonra buzdolabında dinlendirilip tabaklanmadan evvel kendi suyunda bekliyor ki tadını iyice alsın... Kazın yanında kuzu kulağı servis ediliyor, bu leziz otun ekşiliği kaz etinin yanında inanılmaz iyi gidiyor. Siyah arpadan risotto ile taçlandırılan bu lezzete balzamikli kestane sosu eşlik ediyor.. Risotto da başlı başına efsane bir tat olmuş. Fevkalade bir lezzet.




Diyorum ya mönü gerçekten çok üstünde düşünülerek yaratılmış. Kaz için bu kadar zahmetli bekleyiş ve emekten sonra, lezzetini tarif etmek kelimelerle pek olacak gibi değil, mutlaka denemeniz lazım. Sadece bu lezzeti denemek, garsonun masanızın yanında, özel servis masasında sizin için yaptığı sunumu ve bu özenli ağırlanmayı yaşamak için de gitmeye değer. Tüm misafirlerine aynı özen ve aynı mükemmel servis bu işletmenin ilk şartı. Kendinizi mekanın tek misafiri gibi hissetmeniz işten bile değil. Mönü de “Kaz” 145TL’ye sunuluyor; bu fiyata bu lezzet ve servis olarak paranızın karşılığını fazlasıyla alıyorsunuz.



Bir diğer lezzet şöleni İspanya’dan soframıza konuk oluyor. Meşhur “Paella”yı burada denemenizi tavsiye ederim. Barcelon’da denediklerimden neredeyse farksız. Hiç denememiş olanlar için müthiş bir tercih olacaktır. Mutlaka deneyin derim. Sizi Barselona’ya götürecek.. Karışık ve klasik deniz mahsülleri ile iki tarzda hazırlanıyor, ben klasik paella tercih ediyorum. Sunumu gene benden tam not alıyor. İki ve dört kişilik olarak servis edilen bu lezzet, iki kişi için bile oldukça doyurucu ve fazlasıyla yetiyor inanın. Paella 2/4 kişilik (98/184TL).


Son olarak bu kadar özel lezzetin üstüne fresh bir şeyler ile noktalamak istiyorum bu tadımı, limonlu cheesecake mönüden bana el sallıyor. Limonun verdiği o ferahlatıcı ve hafifletici etki iyi geliyor. Tatlı seçenekleriyle de oldukça fark yaratmayı başarmışlar. “Balkabaklı Krem Brüle”, “Çikolata Fincanında Espressolu Parfe”, “Çarkıfelek Meyveli Panna Cotta” ve “Kırmızı Şaraplı Armut” isimlerinden de anlaşılacağı üzere, ana yemeklerden sonra tercih edilmesi için özenli bir çalışmanın sonucu ortaya çıkmış bir tatlı mönüsü sizleri bekliyor.


Sevgililer günü için de seçebileceğiniz çok özel ve romantik bir mekan “The Galliard”. Yukarıdaki fotoğrafta sevgililer günü mönüsüne göz atmanızı tavsiye ederim. Çok özel lezzetler var mönüden seçilen. Bununla birlikte Melisa Uzunarslan’ın keman performansı ile romantizmi doruğa taşıma garantisi veriyor. Kişi başı 150TL. Keyifli ve aşk dolu bir sevgililer günü geçirmenizi dilerim..
YASAL UYARI: Haberin kopyalanması yasaktır. Haber, sadece gecce’ye link verilerek kullanılabilir.Bunun dışında kopyalayanlar hakkında kanuni işlem yapılacaktır.

Bunlarda ilginizi çekebilir: