"Nusr-Et Steak House" Etin Virtiözü

Etiler'de 2010 yılında küçük bir dükkan ile başlayan serüvenin kısa zamanda dilden dile yayılan bir efsaneye dönüşmesiyle tüm dikkateleri üzerine çekmeyi başardı Nusr-Et Steak House. 2012 yılında Doğuş Grubu'na geçen Nusr-Et Steak House Etiler Nispetiye Caddesinde müşterilerine 5 yıldızlı bir servis ile hizmet ediyor. Bu 5 yıldız nereden mi geliyor? The American Academy of Hospitality Sciences tarafından “Lüks Seyahat” kavramının en prestijli ödülü olarak bilinen “5 Star Diamond Award” ödülünden...

MS. GURME


Türkiye’de ilk kez “Fine Dining & Chef” katergorisinde ödüle layık görülen Nusr-Et Steakhouse adına ödülü Nusret Gökçe aldı. Bu sene Nusr-Et Steak House, Türkiye'nin de ilk ve tek en prestijli Mekan Oscarları Geccesinde "en iyi steakhouse" dalında halkın oylarıyla bu özel ve önemli ödülü almaya hak kazandı. Nusr-Et Steak House ödüle doymuyor anlayacağınız. İçeri girdiğinizde ortamı, ambiansı ile zaten bu ödeülleri neden aldığını anlıyorsunuz. Çok klas bir steak house.. Günde 1 ton et servis ediliyor.. Şaka değil tam 1 ton...


Özenle seçilen malzeme özenle pişirilen etler ve 5 yıldızlı bir servisle işte tadıma başlıyoruz. Bu salata müthiş. "Tulum peynirli yeşil salata" diye geçiyor. Özgün lezzetlerin başlangıç noktasında ilk zirveyi yapıyoruz. Peynir Erzincan'dan geliyormuş. Harika tadı, normalde kendine has bir kokusu olur, bu mis gibi kokuyor. İçinde kuru üzüm, ceviz, soya fasulyesi, domates, salatalık ve bol roka var.

Başlangıç olarak ikinci zirveyi kesinlikle "Soğuk Füme Et" ile yapıyoruz. Bir hafta dumanlı isli bekletilip etin bu şekilde pişmesi sağlanıyor.Antrikot ve kontrafile'den hazırlanan bu özel lezzet ile ana yemeklere geçiş çok başarılı. üzerinde parmesan peyniri ile şımartılmış.. Nefis bir başlangıç tabağı..

İnce kesim dana bonfileyi nasıl bilirdiniz? İşte lügatımıza "lokum" kelimesini tekrar altını çizerek ve hakkını vererek yerleştiren ve etin en güzelini yediren Nusr-Et Steak House, gerçekten bu işin piri, virtüözü. Hiçbir şekilde sosta bekletilmiyor bu etler. Sadece bir hafta dinlendiriliyor.. "Lokum"un şimdiden taklitleri çıkmış ancak kesinlikle burada yediğinizin yerini tutmuyor. Mutlaka Lokum'u burada denemenizi tavsiye ederim, çünkü inanın taklitçileri de gelip burada yiyor.. :)

"Spagetti".. İşte hiç böyle hayal etmiyordum. Yani çatalıma spagetti diye incecik yumuşacık yağsız ve inanılmaz lezzetli bir eti dolayıp zevkle yiyeceğim aklıma gelmemişti. Tahtaların üzerinde servis edilen bu ette de bıçakları unutuyoruz. İnce dana kontrafile'den hazırlanan bu özel et 250-300 gr olarak servis ediliyor. Etler o kadar kaliteli ki, sosa gerek yok, etin kendi lezzetini perdelemiyor ve yediğiniz etten keyif alıyorsunuz..

Etlerin yanında servis edilen ev yapımı patateste bir harika. Dondurulmuş patates kesinlikle kullanılmıyor. Her şey taptaze o an hazırlanıyor. İşte sırada bir diğer yıldız var, "Kasap Köfte".. Bir porsiyonda beş adet var normalde, bu fotoğraf sizi yanıltmasın. Zaten buraya gelince her şeyden böyle azar azar yemenizi tavsiye ederim, hepsi birbirinden lezzetli, hepsini denemek için mideyi planlı doldurmak gerek :) Günlük et alımı yaptıkları ve etin sadece en iyi yerlerin seçtikleri ve servis ettikleri için, kasap köfte işte bu en iyi yerlerden hazırlanıyor. Gönül rahatlığıyla afiyetle yiyebilirsiniz. Oldukça lezzetli. Baharatı çok basıpta etin tadını yok etmemişler. Bol etli, yani malzemeden kaçmamışlar.


Pişirme tekniği ve etin kalitesi birleşince işte işin sırrı da ortaya çıkıyor. Şimdi karşınızda "ASADO" var.. İspanyolca bir kelime. Fırınlanmış demek. Dananın kaburgası hiç bu kadar lezzetli ve iştah açıcı olmamıştı belkide :) Tam 6 saat fırında pişiriliyor. Deyim yerindeyse, et kemikten ayrılacak kıvama geliyor. Böyle ağızda eriyen denir ya, bu servis ederken erimeye dağılmaya başlıyor. Finali "Asado" ile yapıyoruz, burada usül böyleymiş. Bunun üzerine başka bir et önermezlermiş. Damakta en son bu etin lezzeti kalınca işte o akşam yemeği taçlanırmış..

Son olarak her mekanda yaptığım gibi geccenin kraliçesini seçmeye geldi sıra.. Burada bu kadar enfes ve özgün lezzetten sonra, üstüne İmam Çağdaş'tan "Havuç Dilimi" almanızı öneririm. Zaten son nokta budur bence. Zirvede bırakmak buna denir :) Yanında kaymaklı dondurma ile sunulur afiyetle yenir ve hayat boyu o an unutulmaz.. :) Her gün 40 tepsi Gaiantep'ten geliyor ve toplam 800 adet dilim servis ediliyor.. rakam inanılmaz, ve böyle bir servis böyle bir sunum da cabası.. Sunumla ilgili mini video'yu tadım'dan paylaşımlarıma yer verdiğim instagram hesabımda (@GecceMsGurme) bulabilirsiniz. Kendilerine özgü ilginç ve eğlenceli bir tatlı sunumları var :)


Nusr-Et gerçekten et müdavimleri için çok şık, kaliteli ve üst düzey bir adres. Lüks bir steak house'da olması gereken her ayrıntı en yüksek müşteri memnuniyeti odağı ile sunuluyor. On numara bir lezzet ve servis anlayışı hakim.. Kesinlikle tavsiye ediyorum..

Bunlarda ilginizi çekebilir: