The Galliard: İş çıkışı nokta atışı lezzet duraklarından

Giriş katıyla keyifli bir brasserie ve üst katıyla çok şık bir fine-dining restoranı olarak hizmet veren İtalyan, İspanyol ve Fransız mutfağı ağırlıklı The Galliard'ın, iki hafta önce güncellenen lezzetlerini tatmak üzere Etiler'deyim bu hafta... İsmini Rönesans döneminde yüksek aristokratların sevdiği bir dans ve müzik türünden alan The Galliard, adının hakkını verircesine kendisini, Batı Akdeniz'in sadece yiyecek ve içecek kültürünü değil, aynı zamanda müzik ve sanatsal etkileşimlerini de yansıtmaya adamış.

MS. GURME

Murat Atabarut tarafından tasarlanan kırmızı, siyah ve beyaz tonlarının hakim olduğu mekan, pek çok sanatçının eserlerine de yer verilen, oldukça etkileyici, dömi-klasik tarzda bir dekorasyona sahip. Adım attığınız andan itibaren kendinizi o çağları anlatan bir dönem filminde gibi hissetmeniz çok normal.





Mekan, 80 kişilik oturma kapasiteli brasserie kısmı ve 60 kişilik fine dining bölümünden oluşuyor. Ayrıca kuyruklu siyah piyanosu, zebra desenli iskemleleri ve 35 kişiye kadar ağarlanabilen long-table'ıyla, lansman ve bayi toplantıları gibi eventler için arka tarafında yer alan kapalı özel kısmıyla da, kaliteye yapılan yatırımı her bir noktası hissettiren bir restoran The Galliard...



New York’ta uzun süre finans sektöründe çalışan mekanın sahibi Ahmet Uras, yaptığı işe önem ve özen gösteren, donanımlı bir genç. Bu sebeple İstanbul’un yeme-içme sektörüne adım atmaya karar verdiğinde, ilk olarak MSA’da yarı profesyonel aşçılık eğitimi almış ve ardından o hayalindeki üst düzey mutfağı ortaya çıkarmak üzere, şefleriyle birlikte kolları sıvamışlar.


Haftanın belirli akşamlarında DJ performanslarının da gerçekleştirildiği, içinde iddialı bir şarap kavı da bulunan mekanın, bar kısmında hazırlanan tam 52 çeşit kokteyl arasından "hangisini seçeyim?" diye düşünüp kararsız kalmamanız için, bir deste oyun kağıdıyla yaratıcı bir çözüm sunmuşlar. İşte onlardan biri, elma aromalı Galliard Bartender's...



Önden her biri ev yapımı olan cevizli, kuru üzümlü ve özellikle de her yerde rastlayamayacağınız şaraplı ekmekler, 7 çeşit peynir karışımı ve Datça'dan özel olarak getirilen zeytinyağı ile midenizi ayrıcalıklı bir ziyafete hazırlayabilirsiniz.


Aynı zamanda Türkiye Aşçılar Milli Takımı senior kaptanı ve Türkiye Aşçılar ve Şefler Federasyonu 2.başkanı olan, yeni jenerasyon şeflerden, The Galliard'ın Şefi Turgut Ay, bu sonbaharla birlikte henüz yeni güncellenen mönüsünde, öğlen ve akşam hizmet veren brasserie bölümü için ne sürprizler hazırlamış, merakınızı gidermek için hemen başlıyorum anlatmaya...


İlk olarak mönüden kendinize renkli biberlerle tatlandırılmış yumuşacık bir "Kalamar Sote" söyleyebileceğiniz gibi, atıştırmalık olarak ortaya parmesanlı "Kabak ve Patlıcan Cipsleri" ya da "Falafel" de alabilirsiniz.


Falafel öyle bol kimyonla hazırlanmış, bizim damak zevkimize göre biraz ağır sayılabileceklerden değil, aksine, bezelye ve kabakla oldukça lezzetli şekilde şefin yorumuyla modernize edilmiş halde ve yanında hafif acılı, kıtır kıtır harika bir ev yapımı turşuyla servis ediliyor.


Haşlanmış patates dilimleri yatağında sunulan, paprika ile çeşnilendirilmiş "Galiçya usulü Ahtapot" ise, kesinlikle denenmeye değer bir başka atıştırmalık...


Salata, makarna ve risottolardan fırsat kalırsa, yanında pane soğanlar, patates kızartması, mantar ve içinde bol bol çedar peyniriyle servis edilen bu "Galliard Hamburger"e bir şans verebilirsiniz.


Ana yemeklerden, yine mekanın ismiyle anılan "The Galliard Kebap", sous-vide yöntemiyle ve 72 saat süren hazırlıkla tamamen döş etinden yapılıyor. Üstündeki barbekü soslu yumuşacık ve liğme liğme etleriyle ve kibrit patatesiyle, muhakkak tadılması gereken lezzetlerden bir diğeri...


Sıra tatlılara gelince, bakır tavada, üzerine tarçın rendelenerek, taze elmadan yapılmış soğuk sosla hemen önünüzde son dokunuşları yapılan sıcak Apple Pie, yanında gelen sade dondurmasıyla güzel bir tercih olabilir.


Bir çeşit soğuk cheesecake diyebileceğim, karamelli mısır patlağı, tel şeker, fındık ve kajun krokanlı "Karamelli Rüyalar"la ise The Galliard'daki keyifli bir yemeğin sonunda, güzel bir rüyaya dalmanız an meselesi...


İş çıkışı, kendinize nokta atışı bir lezzet durağı arıyorsanız, Nispetiye Caddesi üzerindeki The Galliard merkezi konumu ve birbiriyle yarışan lezzetleriyle, gidilecekler listenizde olmayı hak ediyor.
YASAL UYARI: İçeriğin kopyalanması yasaktır. İçerik, sadece gecce’ye link verilerek kullanılabilir.Bunun dışında kopyalayanlar hakkında kanuni işlem yapılacaktır.

Bunlarda ilginizi çekebilir: