Ceyda Ateş jokey olup yarışlara katılacak!

Show Tv ekranlarında Cuma akşamları yayınlanan "Tutar mı Tutar" dizisinin setini ziyaret ettim. Gittiğim gün sıcaklık gölgede 40 dereceydi. "Yayından kaldırılacak" iddialarının aksine çekimler tüm hızıyla devam ediyordu. Zaten o da iddiadan öte bir şey değilmiş. Oyuncular ve set ekibinin yaptıkları işe güveni tam ve dizinin toparlanıp iyi bir yere geleceğine inanıyorlar.

Özel Haber

O yoğunluk içerisinde dizinin başrol oyuncuları Ceyda Ateş, Paşhan Yılmazel ve Cahit Gök çekimlere kısa bir mola vererek sorularımı yanıtladı. Ortaya 3 tane birbirinden güzel röportaj çıktı. Bugün Ceyda Ateş ile başlıyoruz ama sırasıyla Paşhan Yılmazel ve Cahit Gök röportajları da gelecek.



Tutar mı Tutar dizisinde canlandırdığınız karakterden biraz bahseder misiniz?

Burada Süreyya karakterini canlandırıyorum. Süreyya mahallenin zengin ve güzel kızı, Cemal’in imkansız aşkı. Süreyya ilk bakışta naif, kibar bir kız olarak göze çarpıyor ama bir anda “naber oğlum” diyebilecek kadar içinde bir erkek çocuğu besliyor. Şu an için karakteri bu kadar açabiliyorum. Bu şekilde bir karakter ama ilerde ne olur bilemem.

2 yıl önce yaptığımız bir röportajda komedi dizisinde rol alacağınızı söylemiştiniz. Fakat sonra Yılanların Öcü’yle ekranlara geldiniz.. O zaman bahsettiğiniz komedi dizisi bu dizi miydi?

Doğru ben o dönem bir komedi işi çekecektim. Ama o bu değil. O iş olmadı.

O diziye ne oldu? Çekildi mi?

O iş çekilmedi. Yılanların Öcü’ne başladım ben de. Bu benim ilk komedi işim. Romantik komedi de ilk kez yer alıyorum.


Yılanların Öcü de bu hafta sezon finali yaptı. Önümüzdeki sezon yeni bölümleriyle ekrana gelecek. O diziyi takip edebildiniz mi?

Evet orada arkadaşlarım var. Zaten çok sevdiğim bir iş. Ekip olsun, yapımcı olsun çok sevdiğim kişiler. Orası ailem gibi olduğu için ve arkadaşlarım olduğu için bakıyorum arada. Onların önemli sahnelerini mutlaka izliyorum.

“Keşke ayrılmasaydım” diyor musunuz?

Hayır demiyorum çünkü zaten kararı ben verdim. Benim oynadığım karakterin orada ömrü o kadardı. Benden başkası da oynasa ölecekti. Ben de o dönemler yurtdışına gitmeyi planladığım için o karakteri tercih ettim ve o kadar oynadım. İyi ki oynamışım. Çünkü Zahide benim hayatımdaki çok önemli karakterlerden biri oldu. Oyunculuk açısından benim için çok önemli bir karakter. 8 bölümde çok güzel bir iş çıkardık. Güzel de tepkiler aldım. O yüzden benim için hoş bir proje oldu. Hiçbir zaman hayatımda keşkelerim olmadı. Yaptım olan oldu, olmayan olmadı hepsinin arkasında durdum.


Dizinin yeni bölümünde Barış Aytaç’la tango yaptınız. Bu sahne için özel ders aldınız mı?

Evet aldım. Ben zaten balerinim, dansa yatkınım. Daha önceden de aldığım dans eğitimleri vardı ama tango bilmiyordum. Burada o sahneyi çekmeden önce 3 hafta boyunca sürekli tango dersi aldık. Sahneyi çok güzel yansıttığımızı düşünüyorum.


Daha önceki röportajımızda ata binme ve şans dersleri aldığınızı söylemiştiniz. Şimdi de dans dersleri almaya başlamışsınız. Sırada ne var?

Dediğim gibi balerinim, ayrıca profesyonel biniciyim, piyano çalıyorum, yağlı boya yapıyorum çocukluğumdan beri. Başka dansların da eğitimini aldım salsa, baçata gibi dersler de aldım. Tango da bunların arasında girdi ama onu biliyorum diyemem. Belirli bir sınırda, sette yapabileceğim kadar eğitim aldım. Aslında istediğim bir danstı. İlerletmeyi düşüyorum ama şu an ona ayıracak bir vaktim yok. Setlerde çok yoğun çalışıyorum. Belki ilerleyen zamanlarda başka hobiler edinebilirim ama şu an zaten yeteri kadar hobim var ve onlar beni oldukça meşgul ediyor.



Aslında bu soruyu şöyle sormalıymışım; yapamadığınız bir şey var mı?

Bilmem belki vardır ama şu an yaptıklarım bana yetiyor. Bir de insanlar ben yapamam diye bir olaya yaklaşırsa onu yapamaz ama ben bunu yapacağım diye yaklaşırsa mutlaka bir şeyler başarır. Ben hiçbir olaya yapamam diye yaklaşmıyorum.

Kamera önünü görüyoruz ama kamera arkasında neler oluyor? Sette durumlar nasıl?
Set çok keyifli.

Bugün burası çok sıcak bu sıcaklar yormuyor mu sizi?

Her işin zorluğu var. Kışın çalışırken üşüdüğümüz için “keşke yaz gelse de havalar ısınsa” diyoruz, Yaz geliyor “keşke kış olsa da bu sıcaklar olmasa” diyoruz. Tabii ki zor zamanlar geçiriyoruz. Yoğun tempolarda çalışıyoruz, bazen insanlar birbirine tahammül bile edemiyor. Burada ailemizden çok birbirimizi görüyoruz ve insanların ruh hali de her zaman aynı olmayabiliyor. Ama genel olarak çok güzel vakit geçiyoruz. Bir sette elektrik çok önemlidir benim için. Teknik ekipten aldığın elektrik de çok önemlidir, oyunculardan da aldığın elektrik çok önemlidir. Ben bu ekipten çok güzel bir enerji aldım ve çok güzel çalışıyoruz, şakalaşıyoruz, eğleniyoruz. Zaten Paşhan benim çocukluk arkadaşım. Şu an partnerim ama daha önce de beraber iş çektik. Benim sevgilimi oynayan Barış Aytaç’la da daha önce 13 bölüm çalıştık. Evlerden Biri dizisinde başroldeydik. Diğer oyuncu arkadaşlarımı yeni tanıdım ama onların da enerjisi çok güzel. Tatlı bir ekip olduk biz. Dizide yaşattığımız hikayeyi şu an içinde bulunduğumuz ekip içinde de yaşatabiliyoruz.

Barış Manço Kültür Merkezi’nde 2 yıl tiyatro eğitimi aldınız ama tiyatrodan da uzaksınız sizi tiyatro sahnesinde göremeyecek miyiz?

Daha önce tiyatro yaptım. Adını Feriha Koydum dizisinde çalışırken tiyatro yaptım ama setle tiyatro çok zor oluyor. Sete gidiyorsunuz, tiyatroya geliyorsunuz, onun yanı sıra başka aktiviteleriniz oluyor. Ve bunların yanında kendinize de zaman ayırmanız gerekiyor. Yoğun bir dönemde çalıştınız zaman tiyatro çok yorucu oluyor. Çok seviyorum, tekrar yapmak istiyorum ama şu an değil biraz daha zamanı var.

Yeni bir proje var mı? Sinema olabilir mesela…

Her an her şey olabilir benim hayatımda yeni projeler, sinemalar, reklamlar.. Ama kendime ait bir proje var onu yapmak istiyorum. Şu an görüştüğüm projeler var sinema olsun, reklam olsun bakalım yakın zamanlarda artık onların da haberlerini yavaş yavaş duyarsınız.

Kendi projeniz nedir?

Televizyonla alakalı bir şey değil o. Yağlı boya çalışmalar yapıyorum. Onu bir konu haline getirip 20 resimden oluşan bir sergi açmayı düşünüyorum ve bu sergiden gelecek gelirin yarısını da yardım derneğine bağışlamak istiyorum. Böyle bir planım var.

Aslında bu yıl işim ve yeteneklerim doğrultusunda gitmek istiyorum. Bunlardan ilk adımı yağlı boya ile yapacağım. Atı yağlı boyada olduğu gibi gösteremem belki ama yarışlara katılırsam bunu da gösterebilirim.

Öyle bir düşünceniz var mı?

Evet öyle bir düşüncem var. Onu da inşallah yapacağım. Öyle işte küçük bir sergi açmayı düşünüyorum.


Siz bayağı jokeylik yapıp yarışlara katılmak istiyorsunuz…

Zaten annemin kafasında beni jokey olarak yetiştirme amacı vardı. Ama daha sonra o olmadı. Sadece profesyonel binici olarak kaldım. Ama jokeyler gibi at binebiliyorum.

Gazi koşusu oldu yakın zamanda yarışları yakından takip ediyor musunuz?

Evet, oynuyorum da.. (Gülüyor.) At tutkusu biz de çok var. Annemde de var bu bende de var. Çocukluğumdan gelen bir şey o yüzden seviyorum. Atlarla, köpeklerle bütün hayvanlarla olmayı seviyorum ben.

YARIN: PAŞHAN YILMAZEL RÖPORTAJI...

Bunlarda ilginizi çekebilir: