Eren Hacısalihoğlu Yaman'ı anlattı!

Bu yaz yayına giren diziler oldukça ses getirdi. Ben de her hafta bir diziyi ele alıp oyuncuları ile röportaj yapıyorum. 'Tutar Mı Tutar' ve 'Acil Aşk Aranıyor' dizilerinin ardından bu haftaki durağımız 'Kalbim Ege'de Kaldı'. Bugün 'Kalbim Ege'de Kaldı' dizisinin oyucularından Eren Hacıosmanoğlu ile başlıyoruz Alper Saldıran ve Oya Unustası ile devam edeceğiz...

Özel Haber

Kalbim Ege’de Kaldı dizisinde Yaman karakterini canlandırıyorsunuz. Yaman nasıl biri anlatabilir misiniz?

Zeliş'in patronu Yaman, oldukça başarılı bir iş adamı. Genç yaşta gelmiş coğu insanin hayal ettiği yerlere. Belki biraz flörtöz bir adam olabilir. Çevresi tarafından bu kadar beğenilmek, takdir görmek ve üzerine bekar kalmak zor iş (Gülüyor)... Fakat bu tarafı çok gizli çok kendi içinde yaşadığı bir durum. İş hayati Yaman'ın her şeyi. Profseyonelliğin on planda olmadığı hiç bir ortama tahammülü yok, aslında bu sebeple de Zeliş'in ona olan duygularını farketmiyor. Zeliş'in fiziksel özellikleriyle de alakalı tabi ama bu adam her ne olursa olsun kızın kendisine olan aşkını bir çırpıda anlayacak zekaya sahip.



Sizin Yaman’la ortak yönleriniz var mı?

Yedi göbek ticaretle uğrasan bir ailenin çocuğuyum ben dolayısıyla biraz biliyorum Yaman'ın hayatını. Başarıya zaafı olan bir adam Yaman, başarma hırsı olan bir adam. Belki bu tarafımız benziyor olabilir. Ben de uğraştığım herhangi bir şeyin hakkıyla altından kalkabilmek için çok çabalarım. Ama bunun dışında çok benzer yanımız yok sanırım.

Bu diziye nasıl dahil oldunuz?

Bu işe dahil oluşum biraz hızlı gerçekleşti açıkçası.Şirketten haber geldi görüşme istedikler üzerine, senaryoyu okumak istedim, Hayri abi "gelsin ben anlatırım" diye haber gönderdi. Şirkete gittim ve bir gün içinde anlaştık karşılıklı.


Sette durumlar nasıl? Kamera önü kadar arkası da eğlenceli mi?

Nazar değmesin çok yerinde keyfimiz, kamera önü arkası diye bir ayrım yok bence hepimiz set çalışanıyız hiç birimizin birbirimizden farkı yok. Çok eğleniyor çok gülüyoruz sette. Havalardan herhalde enteresan bir mutluluğumuz var (Gülüyor)


Ankara’da inşaat mühendisliği okuyormuşsunuz. Neden bir anda oyunculuğa yöneldiniz?

İnşaat mühendisliği ikinci sınıf öğrencisiyken okuduğum bölümün beni mutlu etmeyeceğine karar verdim ve okulu bıraktım. Sonrasında konservatuar sınavlarına hazırlandım ve Haliç Üniversitesi konservatuar bölümünü kazandım. Şu anda istediğim ve hayalini kurduğum işi yaptığım için son derece huzurluyum. İyi ki zamanında bu riski göze almış ve bu yola baş koymuşum diyorum.

Genelde bu sektörde yakışıklı olmanın avantaj olduğu söylenir. Fakat siz bir röportajınızda “yakışıklı olduğum için rol kaybettiğim oldu” demişsiniz. Bu nasıl oldu?

O röportajı çarpıttılar biraz, ben öyle bir cümle kurabilecek biri değilim. Görsel bir iş bu sonuç olarak ama ne olursa olsun yemiyor artık izleyici yakışıklı-güzel fakat sadece ona güvendiği için kamera karşısında olanları. Fiziksel özellikler tabii ki önemli. İnsanlar bakınca su gibi kadınlar yakışıklı adamlar görmek isterler.


Setten arda kalan zamanlarınızı nasıl değerlendirirsiniz?

Çok akrabam var burada onları ziyaret ediyorum vakit olursa, ev yemeği yiyorum mesela çok hoşuma gidiyor. Onun dışında bir otelin spor salonuna yazıldım boşluklarda oraya kaçıyorum. Ve tabii ki Karadeniz'den kalma alışkanlık denize çıkıyorum balıkçılarla en büyük zevkim bu sanırım.

Canlandırmak istediğiniz bir karakter var mı? Hayalinizin rolü nedir?

Şizofren birini oynamayı çok isterdim. Büyük malzeme oyuncu için değişkenlik. Çok zevkli olur sanki, fikri bile heyecanlı (Gülüyor).
YASAL UYARI: İçeriğin kopyalanması yasaktır. İçerik, sadece gecce’ye link verilerek kullanılabilir.Bunun dışında kopyalayanlar hakkında kanuni işlem yapılacaktır.

Bunlarda ilginizi çekebilir: