ÖYLE BİR GEÇER ZAMAN Kİ'DE SONER'İ OYNAMAK İSTERDİM!

Küçük Sırlar dizisinin Çet'i Burak Özçivit'le Ziyade Fasıl'da buluştum. Samimi, içten ve canayakın tavırlarıyla sorularımı yanıtlayan Özçivit'le Küçük Sırlar'ı, kariyer planlarını, hobilerini ve tabiki aşk hayatını konuştum..

Özel Haber

Sizce Küçük Sırlar nasıl bir dizi, hem bu kadar izlenip hem bu kadar eleştiri almasının sebebi ne?

Öncelikle gençlik dizisi olarak çok farklı bir yerde olduğumuzu düşünüyorum. Kostümlerden, dekora kadar her şey farklı ve çok havalı. İlk başta çok eleştiri aldık ama sonra farklı ve çekici gelmeye başladı izleyiciye. İnsanlar kendilerinden bir şeyler buldu ve diziyi sevdiler.

Bizim dışardan aldığımız eleştirilerden biri de, dizide aşk yerine entrikanın daha çok işlenmesi… Bakıldığında hiç bir dizide bu kadar entirika yok. 18 yaşındaki gençler 25 yaşındaymış gibi davranıyor. Bence Küçük Sırlar'ın farkı bu olabilir..


Demir karakteri ilk size teklif edilmiş ama kabul etmemişsiniz. Neden Demir rolünü istemediniz, Demir karakteri sizi neden olumsuzluğa sevk etti, Çetin rolünde sizi çeken şey neydi?

Evet doğrudur. Yapımcımız Timur Savcı, Demir karakterini oynamamı teklif etti. Ama ben ısrarla Çet karakterini istedim. Bunun sebebi Çet'in nerde ne yapacağı belli olmayan, her an her şeyi yapabilecek olan kötü bir karakter olmasıydı. Demir ise daha düz bir karakter. Kısaca ben kendimi denemek istedim. Daha farklı bir rol oynamak, oyunculuğuma bir şeyler katmak istedim. Kötü bir karakter olsun ki ben onu yönlendireyim istedim. Bugün Çet'le komediyi de yapabilirim kötü birini de canlandırabilirim. Oyunculukta her rol farklı bir tecrübedir.


Dizi de rol arkadaşınız Sinem Kobal'la ilgili bir çok eleştiri yapıldı. Donuk oynuyor, karşısındaki oyuncuya rol veremiyor vs. diye. Siz onun karşısında oynayan biri olarak onun oyunculuğundan etkileniyor musununuz, bu eleştirilere katılıyor musunuz?

Ben Sinem'in oyuncu arkadaşı olarak kesinlikle bu eleştirilere katılmıyorum ve böyle düşünmüyorum. Sinem'i çok acımasızca eleştirdikleriyorlar bence. Bunu da Sinem'in fazla popüler olmasına bağlıyorum. Diziye başlamadan önce Sinem'le 3 ay çalıştık. Birbirimizi çok iyi tanıyoruz ve neler yapabileceğimizi biliyoruz.

Zaten oyunculuk paslaşmaktır. Tıpkı futbol gibi. Daha iyi oynamak için pas alacaksın karşı taraftan. Sinem'lede bu konuda birbirimize çok yardımcı oluyoruz. Aksi olsaydı zaten bu iş bu kadar süremezdi.

Bizim yaptığımız gerçekten zor bir iş o yüzden birazcık da özellikle gençlere karşı yapıcı olmak lazım. Hergün daha iyi olmak için çabalıyoruz. Biz bu işten ekmek yiyoruz .Hiç eleştirmesinler de demiyorum tabiki eleştiri olacak. Ama fazlasına ya da abartıya gerek yok.


Çekilen diğer gençlik dizileri hakkındaki fikriniz ne? Mesela Kavak Yelleri?

Kavak Yelleri başlarken ben Zoraki Koca'yı çekiyordum. Baya olmuş başlayalı. Kavak Yelleri'nin bence en büyük artısı karakterler birbiriyle uyumu çok iyi yakaladı. Ama bence ekranda gençlik dizisi az.

Takip ettiğiniz dizi yada diziler var mı? Mesela, Öyle Bir Geçer Zaman Ki yada Muhteşem Yüzyıl?

Öyle Bir Geçer Zaman Ki'yi takip ediyorum. Fazla dram var diyorlar ama o eleştirlere katılmıyorum.

Muhteşem Yüzyıl'ı ise pek izleyemedim. Ama yapılması çok zor bir işi yapıyorlar. Çok büyük paralar harcanıyor. Savaş sahneleri falan var mesela. Bir haftada onları çekmek, kurgulamak çok zor. Sonra kıyafetler, takılar. Çok yüksek maliyet içeren işler bunlar. Kimsenin çekilebileceğini düşünmediği bir dizi. Cidden bu işe inanılmış ve çok büyük yatırımlar yapılmış. O yüzden de başarılı oluyor.


En beğendiğiniz dizi oyuncuları hangileri?
Mete Horozoğlu çok iyi. Bir de Yahşi Cazibe'de Barış'ı oynayan Gökçe Özyol'u çok başarılı buluyorum.


Gelelim aşk hayatınıza. Başak'la nerede ve nasıl tanıştınız?

Arkadaşlarımız sayesinde tanıştık, Bağdat Caddesi'nde tanıştık. Bunu da ilk kez sana söylüyorum.

Survivor'u izliyor muydunuz? İlk etkileşim ekrandan mı sağlandı?
Ben Survivor'u bir kere yada iki kere izledim. Orada Başak'ı gördüğümde beğenmiştim. Şirin olması, minyon olması etkileşmişti beni ama asıl etkileşim arkadaşlarımız aracılığıyla oldu. İlk ilişki öyle başladı.

Ailesinin sizi ilk başlarda istemediği fakat sonra sizin gidip tanıştığınız ve ailesini ikna ettiğiniz konuşuluyor. Ailesini ikna etmek için 'Ben bildiğiniz oyunculardan değilim' demişsiniz. Bildiğimiz oyunculardan sizin farkınız ne? Ve bildiğimiz oyuncuların özellikleri neler?

Yok ben böyle bir şey demedim. Başak'ın ailesiyle henüz tanışmadım, oda benimkilerle tanışmadı. Başak'ı seviyorum ve şu anda çok güzel bir ilişki yaşıyoruz. İkimizde ekran önünde olduğumuz ve tanındığımız için insanlar başka şeyler düşünebiliyor. Ben gidip ailesini ikna etmeye çalışsam dahi. 'Sizin bildiğiniz oyunculardan değilim' diyerek ikna edemem. Bence bu tür haberlerin yapılması da yanlış. Onun bir ailesi var, benim bir ailem var. İkimizin de çok düzgün aileleri var. Şu aşamada onları karıştırmamak lazım. Çünkü bir şeyler erken yaşandığında, acele edildiğinde o ilişki yürümüyor. O yüzden şu anda her şey dozunda ve güzel gidiyor.

Başak'la ileriye dair planlarınız neler?
Hayırlısı o bilinmez. İşle ilgili hep uzun planlar yapıyorum ama hayatla ilgili yapmıyorum. Çünkü hiç birşeyin sağı solu belli olmuyor. Bir de İstanbul'da yaşıyorsun. Hayat çok zor.

Biraz da hobilerinizden bahsedersek. Garajınız vardı sanırım hala duruyor mu?
Yok şu an kapalı. İlgilenemiyorum fazla. O yüzden kapattım.


Twitter'dan da takip ettiğim kadarıyla futbolla çok ilgilisiniz. Koyu bir Fenerbahçe taraftarısınız ve Alex hayranısınız. Bir spor sitesinde de köşe yazarlığı yapmaya başladınız.

Fenerbahçeli olmasam da Alex'i beğenirdim. Çok kaliteli ve takdir edilmesini gereken bir oyuncu. Bugün Hagi futbol oynasa onun için de aynılarını söylerdim. Bugün Alex oynuyor. Bence harika top oynuyor. Ben çok beğeniyorum..

sporzin.com'da köşe yazarlığına başladım. Sarp Apak da orada. O da koyu bir Beşiktaş taraftarı. Daha yeni başladık. Yazarlık çok farklı birşey. Yazarken çok keyif alıyorum...

Maçlara gidiyor musunuz?
Fenerbahçe maçlarına gidiyorum..




Tekrar kariyer hayatınıza dönecek olursak modellik yarışmasıyla başlayan hayatınız değişik bir kulvarda ilerliyor. Küçük Sırlar'dan sonra neler yapacaksınız? Oyunculuk alanında hedefleriniz neler?

Küçük Sırlar'ın daha ne kadar gideceğini bilmiyorum. Bana verilen bir tarih var onu biliyorum. Ama neyin ne olacağı belli değil. Oyunculuk ,sabunun üstünde durmak gibi. Şu an oynuyorum, yarın ne olur bilemiyorum.

Sizin oyunculuk anlamında kıstaslarınız var mı? Oynamayacağım dediğiniz roller yada şu rolü keşke ben oynasaydım diye düşündüğünüz roller var mı?

Öyle Bir Geçer Zaman Ki' de Mete Horozoğlu'nun canladırdığı rolü oynamak isterdim. O rol tam benlik bir rol.. Adamın içinde fırtınalar kopuyor ama dışardan hiç birşey belli etmiyor. O imza attığı sahne mesela harikaydı.

Neden öyle bir rolü istiyorum diye sorarsanız aslında bu oynadıkça değişiyor. Bundan önce daha serseri daha farklı roller oynamak istiyordum. Çet karakteriyle bunu yapabildim. Kafamdaki fırlamalıkları ve kötü karakteri yapabilme imkanım oldu. Ama bundan sonra Çet'i daha da kötü yapacağım. Diziye baktığımızda Ayşegül daha kötü. Çet ise oyun oynamayı seviyor. Aslında çok da kötü bir adam değil, vicdanlı bir adam. Ama o adamı ben biraz değiştirmek istiyorum.. Çünkü hem oyunculuk olarak bunu denemek istiyorum. Hem de zaten Çet hafif kötü bir portre çiziyor. Hikayede onun üstüne çok gidiliyor, geriliyor, geriliyor, kötülük yapması için önüne çok sebep çıkıyor. Dediğim gibi rol olarak hep zor roller istiyorum...

Bunlarda ilginizi çekebilir: