Özcan Deniz, "Sevimli Ve Tehlikeli"yi anlattı!

Özcan Deniz yeni filmi "Sevimli Ve Teklikeli"yi bu sabah Akmerkez'de basına tanıttı. Önce sinema salonunda basına filmin iki fragmanını izleten Özcan Deniz (Fragmanları aşağıdaki linklerden izleyebilirsiniz) daha sonra oyuncularla birlikte kameraların karşısına geçti ve basının sorularını yanıtladı.

Özel Haber

İlk olarak Özcan Deniz söz aldı. Filmin klasik romantik komedi filmlerine benzemediğini söyleyen Özcan Deniz "Bu filmi bu bağlamda herhangi bir formata sokamıyorum" dedi. "Türkiye'de bu tarz bir film daha önce yapılmadı" diyerek de iddialı konuştu.


Daha sonra filmin başrol oyuncularından Ayça Ayşin Turan söz aldı. "Bu benim ilk filmim o yüzden çok heyecanlıyım yanlış bir şey dersem kusura bakmayın" diyerek söze başlayan Ayça Ayşin Turan daha sonra filme nasıl dahil olduğunu anlattı. Özcan Deniz'le Mardin'de "Karagül" dizisinin çekimleri sırasında tanıştığını belirten güzel oyuncu "Filmden haberdar olunca odition katıldım. Daha sonra da filmin kadrosuna dahil oldum" dedi. Filmde "Zeliş" karakterini canlandıran Turan, "Zeliş ailesinden sevgi görmemiş ama sevgiye de açık bir kız. Beyaz atlı prensinin gelmesini bekliyor. Filmde çeşitli masallardan karakterlerde mevcut örneğin saçlarım filmde Rapunzel gibi" dedi.


Daha sonra filmin diğer başrol oyuncusu Şükrü Özyıldız söz aldı. Söze "Beklenen beyaz atlı prens benim" diyerek başlayınca herkesi güldürdü. Şükrü Özyıldız da sözlerine filme nasıl dahil olduğu ile devam etti. Ama onun hikayesi diğer oyunculara göre biraz daha farklıydı. Hikayeyi Özcan Deniz'le birlikte anlatan Şükrü Özyıldız sempatik tavrıyla basının ve onu dinleyenlerin oldukça ilgisini çekti.

Hikaye şöyle; Özcan Deniz, Şükrü Özyıldız 'ı görüşmek için ofise davet etmiş. Fakat buluşmanın gerçekleşeceği gün Özcan Deniz'in kedisi doğum yapmış ve doğum sırasında da Özcan Deniz'in kucağından inmemiş, ondan ayrılmak istememiş. Hal böyle olunca da Özcan Deniz kedisini bırakıp Şükrü Özyıldız ile buluşmaya gidememiş. Arayıp durumu haber vermiş ve Şükrü'yü eve davet etmiş. Şükrü Özyıldız "Eve girdiğimde evin salonu doğumhane gibiydi. Evin ortasında kedi Özcan Deniz'in kucağında doğum yapıyordu" dedi. Böyle bir sahneyle karılaşan Şükrü Özyıldız önce şaşırmış ve bu ortamda Özcan Deniz ile filmi konuşmuş.


Şükrü Özyıldız, "Özcan'la konuştuğumda Özcan'ın kafasında her şey netti. Özcan Deniz müziklerine kadar çoktan filmle ilgili her şeyi hazırlamıştı. Filmin senaryosunu, konusunu benimle paylaşınca hiç düşünmeden bu rolü istediğimi kendisine söyledim ve böylece filmin kadrosuna dahil oldum" dedi.

Şükrü Özyıldız'ın konuşması bittiğinde basın muhabirleri sanırım filmin tehlikeli kısmı sizsiniz sevimli kısmı ise Ayça Hanım olmalı diye sorunca Özcan Deniz söz aldı ve "aslında her iki karakterde hem sevimli hem tehlikeli" dedi.

Filmdeki tehlikeli sahnelere dikkat çeken muhabir arkadaşlar "Filmin sizi en zorlayan sahnesi hangisi" diye sorunca Özcan Deniz "Bu soruya ben cevap vermek istiyorum" diyerek konuyu söyle anlattı.


"Filmde bir pazar sahnesi çekecektik. Fakat hava şartlarından dolayı bir türlü çekemedik. Biz ne zaman sahneyi çekmeye kalksak ya yağmur yağıyor ya da başka bir şeyler oluyor. Bizim içinde zor oluyor. Hem sahneyi çekemiyoruz hem de sahne için yaptığımız onca hazırlık boşa gidiyor. En son bir gün "Dedim ki bugün artık bu sahneyi çekiyoruz." Sahneyi çekmeye başladık Ayça düştü ve ayağını sakatladı. O zaman benim halimi görmeniz lazımdı. Hemen Ayça'nın yanına koştum. Ayağı yan dönmüştü, çok korktum. Filmi bitiremeyeceğiz diye tedirgin oldum, Ayça'ya bir şey oldu diye endişe duydum. Çok kötü bir andı. Sonra Allah'tan fazla bir şey olmadığını sadece ayağının burkulduğunu öğrendik. O şartlarda başka bir oyuncu olsa o gün o sahneyi çekmek istemeyebilirdi. Bu da onun en doğal hakkıydı ama Ayça ayağı o haldeyken bile "Hadi bu sahneyi çekelim, ben oynamak istiyorum" dedi ve biz sahneyi çektik. Bu yüzden ona çok teşekkür ediyorum" dedi. Daha sonra yine pazar sahnesini çekerken Şükrü Özyıldız'ın sakatlandığını söyledi. Ve o anları Şükrü Özyıldız'ın anlatmasını istedi. Şükrü Özyıldız şöyle devam etti.

"Pazar sahnesini çekerken ben koşarak kameranın önünden geçecektim. Ama ileri kısımda bir yerde bir tele kamera daha olduğunu biliyordum. Kamerayı geçtim, ilerde kestane tezgahına benzeyen bir şey gördüm. Onun üzerinden atlarsam tele kameranın çok güzel bir görüntü yakalayacağını ve bu sahneyi filmde değerlendirebileceğimizi düşündüm. Fakat sanırım çok yükseye zıplayamadım ve tezgaha takılıp düştüm, ayağımı sakatladım" dedi.


Bu sözler üzerine Özcan Deniz, "Şükrü'nün çok tehlikeli sahneleri vardı ve o dublör kullanmak istemedi. Şükrü çok tezcanlı ve korkusuz bir çocuk. O sahnelerde kendini riske atarak yer aldı. Bu benim için çok iyi oldu tabi. Çok iyi sahneler çektik. O sebeple Şükrü'ye çok teşekkür ederim" dedi.

Son soru ise yine Özcan Deniz'e soruldu. "Film gişede istediği başarıyı yakalayamazsa sorumlu kim siz misiniz yoksa oyuncular mı?" diye sorulunca Özcan Deniz, "Sinema filmi yönetmenin işidir. Öyle bir durumun yaşanmasını tabii ki istemeyiz ama öyle bir şey olursa da sorumluluk bana aittir. Basın olarak bana yüklenebilirsiniz" dedi..

BASIN TOPLANTISINDAN FOTOĞRAFLAR İÇİN:
FOTOĞRAFLAR İÇİN TIKLAYIN...

FİLMİN FRAGMANLARI İÇİN:
VİDEO İÇİN TIKLAYIN

VİDEO İÇİN TIKLAYIN

VİDEO İÇİN TIKLAYIN

Bunlarda ilginizi çekebilir: