'Renkli Sayfalar'ın setine girdik!

Lerzan Mutlu, Şule Zeybek ve Dr. Aytuğ Kolankaya'nın sunumuyla hafta içi her sabah Kanal D'de yayınlanan 'Renkli Sayfalar' programının setini ziyaret ettim ve kamera arkasında neler oluyor diye bir göz attım.

Özel Haber

Sabah ben gittiğimde sadece Lerzan Mutlu vardı. Diğer sunucuları sorduğumda "Henüz gelmediler" dediler. Lerzan'ın yanına gittim. Saçı, makyajı hazır stüdyoda beni bekliyordu. Kaçta geliyorsun diye sorduğumda "sabah 7:00 gibi" dedi. "Bu kadar uzun hazırlık mı olur" deyince güldü.

Her sabah 6:00'da uyanıp yola koyulurmuş Lerzan. Erkenden Kanal D binasına gelirmiş. Kahvaltısını kanalda yapar, ekiple sohbet edermiş. Sorunca "Ben acele işi sevmiyorum. Erkenden geliyorum, rahat rahat hazırlanıyorum" dedi. Yanında ekipten Ayça Hanım vardı. "Söylemiyor ama bazı totemleri de var" dedi. Lerzan'a dönüp "ne gibi" diye sorduğumda anlatmaya başladı. Her sabah saçını aynı kişiye yaptırırmış. Eğer o gün kuaförde başka biri denk gelirse onu kırmadan "Bana diğer arkadaşınız bakabilir mi?" dermiş. "Ne özelliği var o kuaförün" diye sordum. "Özellikten değil ilk onla başladık, onunla devam etsin istiyorum" dedi. Sonrada "Yayın başlamadan önce stüdyoya da getiriyorum" dedi. Şaşkın şaşkın bakarak "Kuaför ne yapıyor stüdyoda, ne alaka" dedim. "Hiçbir şey yapmıyor. Öyle yanımda duruyor biraz sonra da gidiyor. Program başlamadan önce uğur sayıyorum, onu görmek istiyorum" dedi. "Başka ne gibi uğurların var" diye sorunca anlattı: "Mesela bir kameran var. O da burada olsun isterim. Çekim aralarında çikolata yerim. Normal de sabah sabah pek yenmez ama ben yiyorum."

Bir de nazar boncuğu olsun istermiş masada. Büyükçe bir nazar boncuğu koyulmuş ama bir kaç bölüm yayınlandıktan sonra nazar boncuğu orta yerinden çatlamış. "Nazar çıkmış" dedim. "Gözü olanın gözü çıksın" dediler. Ayça hanım "yenisi gelecek bugün koyacağız yine masaya" dedi.


"Başka neler yapıyorsun? Bir albüm hazırlıyormuş, duydum" dedim. "Evet" dedi, "Arabesk bir albüm hazırlıyorum."

"Sen popa dönmemiş miydin?" diye sordum "Pop da yaptım ama biliyorsun aslında konservatuvar mezunuyum, özüme döndüm" dedi. "Bence en doğrusunu yapmışsın. Bazı sabahlar programda da söylüyorsun, dinliyorum. Çok güçlü bir sesin var" dedim. Sonra da "söylesene bir tane şimdi" dedim. "Saatten haberin var mı?" diye sordu. "Sana saat fark eder mi?" dedim başladı okumaya.

İŞTE O ANLAR:

Video yüklenemedi...



Gerçekten çok güçlü bir sesi var Lerzan Mutlu'nun. Tabii eğitimli olmasının da bunda büyük bir payı olduğunu düşünüyorum. Sabahın çok erken saatleri olmasına rağmen inletti resmen stüdyoyu. Arabesk albümünde 5 yada 6 şarkı olacakmış Lerzan'ın. Bütün şarkıları satın almış, teliflerini ödemiş ama aldığı 2 şarkıyı albüme koyup koymamakta kararsızmış. Şarkılardan biri Yıldız Tilbe'ye ait. Biraz ısrar ettim ama hangi şarkı olduğunu söylemedi, "O da sürpriz olsun" dedi.

Biz bunları konuşurken stüdyoya Dr. Aytuğ Kolankaya geldi, peşinden de Şule Zeybek girdi içeri. Şule Zeybek gelince programın akışı üzerine kısa bir toplantı yapıldı. Toplantı bittiğinde yayına bir kaç dakika kalmıştı. Şule Zeybek'e dönerek, "Lerzan'la anlaşmak çok zor" dimi diye takıldım. Şule Zeybek, "Dünyanın en iyi insanlarından biri. Onu çok seviyorum. Görmediğim zaman özlüyorum" dedi. Dr. Aytuğ Kolankaya aldı sözü sonra, "çalıştığım en huzurlu ekip bu. Herkes çok uyumlu" dedi. Ben de o ara kamerayı açarak konuşmaları kayda aldım.

İŞTE O GÖRÜNTÜLER:

Video yüklenemedi...



Sonra yayın başladı. Girişte Şule Zeybek çok güzel bir şiir okudu. Reklama kadar program başarılı bir şekilde devam etti. Reklam arasında bu kez Şule Zeybek ve Dr. Aytuğ Kolankaya'nın yanlarına gittim. "Lerzan'la çok konuştuk, biraz da sizinle sohbet edelim" dedim. "Lerzan çok erken geliyormuş. Siz kaç gibi geliyorsunuz" diye sordum. "Lerzan çalışanlardan bile önce geliyor. Sabah kanalı o açıyor" diye dalga geçtiler. Herkes güldü. Lerzan hiç takılmadı.

Dr. Aytuğ Kolankaya sabah 9:00'da geliyormuş, Şule Zeybek ise 9:30 gibi. Şule Zeybek'e dönüp "Siz nasıl yetişiyorsunuz programa. Hazır mı geliyorsunuz" dedim. "Yok burada hazırlanıyorum. Ben çok çabuğumdur o konuda. Çok hızlı hazırlanırım. Her zaman öyledir. Bir yere gidileceği zaman. Herkesten önce hazırlanır, onların hazırlanmasını beklerim" dedi. Sonra da Aytuğ Kolankaya'ya dönerek "Baksana doktor bile benden uzun hazırlanıyor" dedi. Yine bir kahkaha koptu stüdyoda. Sonra Lerzan girdi lafa "O erken geliyor ama her sabah spor yapıyor" dedi. Dr. Aytuğ Kolankaya, "Şu sıralar pek yapamıyorum" diye cevap verdi. Bu kez ben araya girerek "Ama sizin hazırlanmanız o kadar uzun sürmüyordur herhalde" dedim. "Ben bir şey yaptırmam ki sadece pudra sürdürüyorum yüzüme, başka da bir hazırlığım yok" diye cevap verdi.


Şule Zeybek'e döndüm bu kez "Sahi siz haber spikerliğini neden bıraktınız" diye sordum. "Aslında çok severek yaptığım bir işti. Fakat öyle bir dönem oldu ki artık başka bir alanda çalışmam gerektiğini düşündüm. O sıra yarışmadan teklif geldi ve yarışma programını sunmaya başladım. Ardından da buraya geçtim" dedi. "Ben Bilmem Eşim Bilir" yazın yine başlayacakmış. Yazın da siz olacak mısınız?" diye sordum hemen. "Yazın ben yokum. Şu an sadece 'Renkli Sayfalar'la ilgileniyorum" dedi.

Bu arada 'Renkli Sayfalar' Ramazan'a kadar kesintisiz devam edecekmiş. Sonra kısa bir ara verecek.


Biz bunları konuşurken kırılan nazar boncuğunun yenisi geldi ve masaya yerleştirildi. Ardından da yeniden yayın başladı. Bakalım bu neşeli ekibe bu nazar boncuğu kaç gün dayanacak. Bu kadar eğlenceli bir kamera arkası inanın ben daha önce hiç görmedim. Gerçekten bu üçlü çok iyi arkadaş olmuş. Kamera arkası kayda alınsa herhalde reyting rekorları kıran bir program daha çıkabilir.

Bunlarda ilginizi çekebilir: